Elleriniz Kırılsın !

Paylaş

Seçimlerden hemen önce 4.000.000 $ cık kadar dahi yardım alamamış kanalında Tarotla geleceği gören Tuncay kardeşimiz, adi bir saldırıya maruz kaldı. Önceki gün cehepe genel merkezinde çekilen bu lanet, utanç verici görüntüler de Tuncayın seçim sonuçlarını tutturamaması üzerine paralarını geri isteyen cehepelilerin, Tuncayın “Paraları bölücü mitinglere harcadım, vatandaş toplayabilmek için 100 er $ dağıttım” cevabı üzerine darp ettikleri, onunla kalmayıp daha başka şeylerde yaptıkları açıklandı. Bu lanet saldırıyı kınıyor, Tuncay kardeşimizin bundan sonraki tercihen değişen hayatında mutluluklar diliyoruz. Tuncaya uzanan eller kırılsın…

Haluk Ulusoy Rezaletin de Son Nokta

Paylaş

Yine katlettin, eyyam yaptın, kitapta yazanı uygulayamadın, Seni destekleyen son iki kulüpten biri daha gitti. Artık tüpçü akraba ile kurarsınız masayı, dün akşam yaptığınız gibi. Verdiğin emsalsiz kararla Türk Futboluna yeni bir taktik getirdin; Küme düşme maçında mağlup durumda isek eğer, 5-10 kişi sahaya iniyoruz, önce rakip oyuncuya bir tokat, hakeme bir yumruk, hatırı kalmasın diye kendi oyuncumuzun kıçına bir şaklak. Hooop maç tekrar. Biz yenene kadar. Taze örnekler önünde dururken (Kopenhag’ta Danimarka İsveç maçı)Trabzon Sivas maçının tekrarını veriyorsun.
Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz’ın derhal özür dilemesi gerekirdi. Neyse ki gecikmeli de olsa özür diledi;”Taraftarları tahrik edip, sahaya indirip kendimizi tokatlattırdığımız için ve 2 haftadır, 3 haftadır futbol kamuoyunu yapmış olduğumuz bu sıkıntılı hareketten dolayı da meşgul ettiğimiz için Türk futbol kamuoyundan özür diliyoruz”. Bir daha olmasın…

Fenerbahçe’yi gözümüzde büyütmüşüz…

Paylaş

Böyle diyordu geçen hafta Anderlecht’in hocası. Belki takımını motive etmek için söylüyordu. Ama olmadı, Deniz Barış ve arkadaşlarının bu denli konsantre oynayacağını hesaplıyamadı. Volkan’a çok iş düşmedi belki ama yinede çok güven verdi. Her şeye rağmen bu kadro Şampiyonlar liginde sıkıntı çekebilir. Nasıl olacak kim gidecek, kim gelecek muğlak sorular muğlak cevaplar. Neyse biz bugünü yaşıyalım, ilk defa bir Belçika temsilcisini eleyen Türk takımını kutlayalım.
Evet Anderlecht’i gözümüzde büyütmüşüz.

Kara Şimşek - Knight Rider

Paylaş

Yayınlandığı günler sanki milli maç varmış gibi olurdu. Öyle değil mi?

Cam Şişede Maden Suyu Sağlıktır

Paylaş


İçimize sindiremiyoruz, hazmedemiyoruz Abdullah GÜL’ü diyenlere özel cam şişede sağlıklı, yanında bir dilim limonla servis yapılan Maden Suyu üretiyoruz. Maden Sularımız Anadolu’nun her bölgesinden arıtılarak, arttırılarak el değmeden üretilmiştir. 22 Temmuz seçimlerinde oylarını CHP’ye verdiklerini ıspatlayanlar Maden Suyumuzdan ücretsiz faydalanabilirler. Nasıl ıspat edeceğiz diye dert etmeyin, şöyle karşıdan bir bakışta anlıyabiliyoruz.

Bayilikler verilecektir. İzmir ve Antalya illerimizden herhangi bir bayilik ücreti almıyoruz :)

Yapma Ahmet, Din Kardeşiyiz

Paylaş

Ahmet Hakan’ın şok fotoğrafları;

Mansur Forutan, basınımızın kendi tabiriyle karşı yakaya geçen yazarlarından Ahmet Hakan Coşkun’un penceresinde tişörtlü ve şortlu bir vaziyette Pelin Batu hanım efendisini görünce bizi aradı. Bizde Emrah kod adlı gönüllü muhabirimizi olay mahalline gönderdik. Eve misafir eder misiniz ısrarlarımızı 80 lerden kalma civciv sarısı bornozuyla “Hayır edemem, müsait değilim, başka zaman” diyerek reddeden Ahmet Hakan kapıyı yüzümüze kapattı.

Bizden bişey kaçmayacağını bildiği halde fütursuzca Nişantaşı nda alışveriş yapan Ahmet Hakan’ı görüntüledik. Poşette ne olduğu sorumuza gülerek cevap veren Ahmet’e zikir çekerken çekilmiş fotoğraflarını gösterince “İlkokul musameresinde çekilmiş fotoğraflar ne olmuş ki, erken ergenlik dönemi yaşadım, sakalım erken çıktı” dedi.
Öte yandan akşam evine giderken seyyar CD ci kamil den aldığı CD yi buradan ilk defa biz yayınlıyoruz.

Hepimiz Bekir Coşkun’uz

Paylaş


Hakkari’den yurda yasadışı yollarla girmeye çalışan 63 kaçak yakalandı. Kaçakların arasında, geçenlerde vatandaşlıktan çıkarılıp sınırdışı edilen Bekir Coşkun’da var. Arapvari giyimiyle yürekleri burkan bir görüntü çizen Bekir Coşkun; “Aslında arapları severim, onlarda beni sevdiler, gerçi biraz çok sevdiler ama olsun sonuçta din kardeşlerimiz değiller mi ?” diye konuştu.
Buradan bir nokta da sen koy kampanyası başlatıyoruz.
İlk noktayı ben koyuyorum. HEPİMİZ BEKİR COŞKUNUZ

Vatandaşlıktan Çıkarılmalar Başladı

Paylaş


Başbakanın talimatıyla başlatılan operasyonlarda, Abdullah Gül’ü tanımayanlar TC vatandaşlığından çıkarılıp sınırdışı edilmeye başlandı. Dün gece yaşanan bu görüntülerde, aralarında toplumun sahip çıktığı travesti olan vatandaşlar Kapıkule den sınırdışı edilirken soyunarak olay çıkardılar. Kimi “Ben tövbe ettim, Abdullah Gül’ü çok severim, insan olarak iyi biridir, sadece eşinin başörtüsüne biraz takmıştık” dese de, kapı dışı edilme işlemleri devam ediyor.

Yapma Ahmet, Din Kardeşiyiz

Paylaş

ahconu.jpg

Ahmet Hakan’ın şok fotoğrafları;

Mansur Forutan, basınımızın kendi tabiriyle karşı yakaya geçen yazarlarından Ahmet Hakan Coşkun’un penceresinde tişörtlü ve şortlu bir vaziyette Pelin Batu hanım efendisini görünce  bizi aradı. Bizde Emrah kod adlı gönüllü muhabirimizi olay mahalline gönderdik. Eve misafir edermisiniz ısrarlarımızı 80 lerden kalma civciv sarısı bornozuyla “Hayır edemem, müsait değilim, başka zaman” diyerek reddeden Ahmet Hakan kapıyı yüzümüze kapattı. Bizde mahallede küçük bir araştırma yaptık. CD ci Kamil isimli korsan CD satan bir vatandaşımız Ahmet Hakan’ın elindeki poşette Fruko Gazoz olduğunu, kendisinden de bir CD aldığını söyledi. Aldığı CD den bizde aldık. Buyrun sizde dinleyin.[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=cgEAM3qVw3g&mode=related&search=]

Hepimiz Bekir Coşkun’uz

Paylaş

multeci.jpg

Hakkari’den yurda yasadışı yollarla girmeye çalışan 63 kaçak yakalandı. Kaçakların arasında, geçenlerde vatandaşlıktan çıkarılıp sınırdışı edilen Bekir Coşkun’da var. Arapvari giyimiyle yürekleri burkan bir görüntü çizen Bekir Coşkun; “Aslında arapları severim, onlarda beni sevdiler, gerçi biraz çok sevdiler ama olsun sonuçta din kardeşlerimiz değiller mi ?” diye konuştu.

Buradan Sayın Sezer’e sesleniyoruz; 39 DHKP-C, 5 PKK, 28 TKP-ML TİKKO, 28 TİKB, 19 Dev-Sol, 17 MLKP, 15 THKP-C, 3 TDP, 2 TKİP, 2 TEKP Leninist Gerillaları, 1 DHP, 1 Dev-Yol, 3 Tecavüzvü affettiniz, Bekir Coşkun’uda affedin, vatandaşlığı geri verilsin.

Buradan bir nokta da sen koy kampanyası başlatıyoruz.

İlk noktayı ben koyuyorum. HEPİMİZ BEKİR COŞKUNUZ

Harcananlara, Kemal Sunal-50 cent

Paylaş

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=FjoTFMFpWDY]

Bu Akşam Darbe Olma İhtimali

Paylaş

darbe.jpg

28 Ağustos’tan önceki son Cuma. Bugün darbe, post-modern darbe, muhtıra, e-muhtıra gibi seçeneklerden birinin gelenekler de olduğu gibi mesai saatinden hemen sonra yapılacağını bekleyebilir miyiz? Elbette bekleyebiliriz. 10 gün boyunca yaşadığımız olaylara bakarsak, evet. Sistem bekçisi bir gazeteci gazetesinden kovuluyor, Aziz nesin’in MİT ten maaş aldığı ortaya çıkıyor, Başbakan’ın imasıyla birlikte cumhuriyete sahip çıkıma kampanyaları başlıyor, Kayseri’li eşi başörtülü bir vatandaş Cumhurbaşkanı olmak üzere, bunların üstüne bir blog yazarı halkın bütün kesimlerince çok sevilen yazarlara karşı fotomontajlı saldırı başlatıyor. Eh be kardeşim, bu kadar olaydan sonra darbe olmayacak diyenin aklına şaşarım.

Siz bu yazıyı okuduğunuz sırada ben çoktan İpsala kapısından çıkmış olacağım. Türkiye ile siyasi suçluları iade anlaşması olmayan bir ülkeye gidiyorum. Sizde tankların gölgesinde yaşamayı öğrenin artık. (Bu arada aldığım bir duyuma göre, darbeden sonra kurulacak hükümetin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Aydın Doğan, Çevre ve Orman Bakanı da Bekir Coşkun olacakmış, sizce diğerleri kim olur tahmin edin bakalım.)

Bekir Coşkun’da Başbakan’a, Arabistan’a Git Demiş.

Paylaş

Başbakan’ın ifadelerine karşılık Cunda adasından kaleme aldığı duygusal yazılarla demokrasi kampanyası başlatan Hürriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun’un, bir yıl önce Erdoğan için “Arabistan’a gitsin” dediği ortaya çıktı. Coşkun, başörtüleriyle okumak isteyen kız öğrenciler için “İstiyorlarsa Suudi Arabistan’a gitsinler.” diyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, “Çöl yolcuları” başlıklı bir yazıyla destek verdi. Coşkun, 9 Mayıs 2006 tarihli yazıda şu ifadeleri kullandı: “Bence bu arkadaşlar develere binip ‘İslam’a uygun laik anayasa yapılır’ diye hep birlikte Arabistan çölüne açılabilir. Öndeki devede fikir babası olarak Bülent Arınç olmalı. Elbette Başbakan ve diğerleri de…”

Yazının tamamı…

Mizansen yazılarımdan dolayı uyduruyor diyebilirsiniz diye söylüyorum; Linke tıklayarak Hürriyet’in arşivinden 9 Mayıs 2006 tarihli yazıyı okuyabilirsiniz. Kaç gündür gazetelerde ve televizyonlarda ağlaya ağlaya duygu sömürüsü yapan, benim gidecek yerim yok gibi laflarla arabesk yapan, eşim dedi ki “Fransız büyükelçiliği pasaport vermek istedi” gibi laflarla, acitasyon kumpasıyla hükümeti zor duruma düşüreceğini zanneden yazar için yapılan bir haber. 

top.jpg

İbretle okudunuz. Aslında bugün size Cumhurbaşkanı olması durumunda Abdullah Gül’ün onuruna ordunun atacağı 101 top atışından bahsedecektik. Çünkü o TOPların listesini ele geçirdik. Bazı gazetelerden 1-2 tane, bazıları ise tulum çıkarmış. Bugün açıklamıyoruz.(pazarlıklar devam ediyor) Belki yarın.

Her Şey Çok Güzel Olacak-Bu Ne Biçim Hikaye

Paylaş

Mazhar Alonson, Sami Özer, Cem Yılmaz. Hikayelerimi beğenmeyenlere…:)

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=jteCrgFgGYc]

Vatandaşlıktan Çıkarılmalar Başladı.

Paylaş

olay.jpgBaşbakanın talimatıyla başlatılan operasyonlarda, Abdullah Gül’ü tanımayanlar TC vatandaşlığından çıkarılıp sınırdışı edilmeye başlandı. Dün gece yaşanan bu görüntülerde, aralarında toplumun sahip çıktığı travesti olan vatandaşlar Kapıkule den sınırdışı edilirken soyunarak olay çıkardılar. Kimi “Ben tövbe ettim, Abdullah Gül’ü çok severim, insan olarak iyi biridir, sadece eşinin başörtüsüne biraz takmıştık” dese de, kapı dışı edilme işlemleri devam ediyor.

Emin Çölaşan Dergi Çıkarıyor

Paylaş

romeo1.jpg

22 yıl emek verdiği Hürriyetten kapı önüne koyulan Emin Çölaşan, kendi dergisini çıkartma kararı aldı.

Fatik Altaylı’yı da ikna etmeye çalışan Çölaşan, dün gece bizi arayıp; “Bunu ilk sizinle paylaşıyorum, çok heyecanlıyım, hep tazminatlarımı Aydın Doğan öderdi. O kadar tazminatı ödeyecek gücüm var fakat enayimiyim, nasıl olsa ödeyen vardı. Artık ödeyen olmadığı için daha dikkatli yazılar yazacağım. Kızılay meydanında keseceğim deve için Türk Hava Yollarından destek istedim, seve seve kabul ettiler. Herkese hayırlı uğurlu olsun” dedi.

Bizde kendisine yeni yayın hayatında başarılar dileriz. İşte ilk sayının kapağı;

Bekir Coşkun Vatandaşlıktan Çıkartıldı.

Paylaş

pasbek.jpg

Geçen gece Başbakanın “Cumhurbaşkanını tanımayan TC vatandaşlığından çıksın” diyerek Bekir Coşkun’u hedef göstermesi üzerine, çok hızlı çalışan Cumhuriyet Savcılarımız Hürriyet yazarının vatandaşlıktan çıkartılması için Bakanlar Kurulunun imzalaması gereken evrakları tamamladılar. Gece geç saatlerde Bakanlara yataklarından bir bir kaldırılarak imzalattırılan evraklarda bir tek Atilla Koç uyandırılırken sorun yaşandı. Sabaha karşı vatandaşlıktan çıkarıldığını öğrenen Bekir Coşkun, Midilli’de kaldığı evden bize ağlayarak yaptığı açıklama da “Olayların buraya varacağını bildiğim için zaten Angola’ ya vatandaşlık için başvurmuştum, onlarda gel zaten bizim laf ebeliği yapan yazar kadromuz eksik, sen büyük bir boşluğu doldurursun dediler” diye konuştu.

Tanımadığı Abdullah Gül’ün 28 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı olacağını öngörürsek, Bekir Coşkun’un en geç 27 Ağustos’a kadar çıkış yapması gerekiyor. İşte Bekir Coşkun’un yeni vatanı;

angola.jpg

(Yine şakaladık:)

Bekir Coşkun Cumhurbaşkanını Buldu…

Paylaş

kustuk.jpgKÜSTÜK; Şaka yaptık dememize rağmen, özellikle fotomontaj için çok yoğun bir şekilde tepki alan mizansen-kurgu haberimizi kaldırmak zorunda kaldık. Sadece eğlence amaçlı yaptığımız bu mizahi haberlerle birilerinin kalbini kırdıysak (ki kırdık) özür dileriz.
Bekir Coşkun ve arkadaşlarıyla ilgili diğer haberler… :)

Mazhar Alonson - Benim Hala Umudum Var

Paylaş

Hala umudu olanlara; Her Şey Çok Güzel Olacak filminden (Cem Yılmaz, Mazhar Alonson)[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=4gAjSn0zR-s&mode=related&search=]

28 Ağustos, Zafer Bayramı

Paylaş

cizgiyorum2.jpgBu millet zaferlerinin çoğunu Ağustos ayı içerisinda kazanmış. Belki halkın tümünü kapsayacak bir mutluluk olmasa da 28 Ağustos’ta Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması demokrasi adına bir kazanım olacaktır. Her ne kadar azınlık sınıfında olsa da milletin tümünü temsil edermişcesine yazılar yazan köşe(kapmış-dönmüş)yazarları ”Benim Cumhurbaşkanım olarak kabul etmiyorum” dese de, Abdullah Gül gerçek anlam da temsil oranı yüksek ve güçlü bir Cumhurbaşkanı olacaktır. Yada olabilecek midir?. İşte 28 Ağustos bu yüzden dönüm noktasıdır.

Bekleyeceğiz, göreceğiz belkide göremiyeceğiz.( Çok mu karamsarım, bunca yaşananlardan sonra ?)

Cumhur, Mağrur, Müktedir…

Paylaş

cumgul.jpgCumhuriyet tarihi boyunca halk, belki de ilk defa bu kadar yönetimde etkili olmuştur. Nitekim gücü elinde tutan elit, son dakika manevrasıyla hukuktan bir duvar örmesine ve  o duvarın hala orada durmasına rağmen, yarattıkları engeli ikinci kez kullan(a)madılar. Yeni duvar girişimleri de görmedik değil. Fakat o duvar girişimleri çok cılız kaldı. Ajanslara flaş haber diye geçen 30 Ağustos açıklaması bile pek ilgi bulmadı. Peki ne oldu bu elite, neden müdahele etmiyorlar. Neden şapkadan yeni tavşanlar çıkar(a)mıyolar. Acaba, ne haliniz varsa görün mü diyorlar. Sahip oldukları imtiyazı terk mi edecekler. Oturdukları eve arasıra halkın seçtiklerinden temizlikçi, muhasebeci, sekreter alıyorlar, seçilenlerden biri “yahu bu evin kapısı kuzeyde, o yüzden rüzgar alıyor. yerini değiştirelim” deyince, “Eyvah ülke elden gidiyor, sen nasıl kapıyı değiştirelim dersin” deyip asıyorlar. Başka bir tanesi “camlar çürümüş pimapen yapalım” diye akıl verince; hii sen nasıl yapı taşlarıyla oynarsın deyip bahçede tankları yürütüyorlar.

Şimdi o evin en lüks odasına halktan hemde(hiii!) başörtülü eşi olan biri geldi.

Rövanşist duygularımı bastırıyorum, çünkü üzerimde iktidar mağrurluğu var, benim adım Cumhur…

İETT Otobüsü Yakana Eyalet Bedava

Paylaş

mol.jpgAllah’ın beyin dağıtırken cimri davrandığı embesiller, İETT otobüsü yakıp ülke kuracaklarını, daha ferah, daha özgür, daha zengin yaşayacaklarını mı sanıyorlar. İnsan kanı ve yanmış belediye otobüsü üzerine inşa edecekleri bir ülke mi hayal ediyorlar. Bu kadar kullanılmaya meraklı bir güruh, dünya tarihinde bir araya gelmemiştir. Merak ediyorum, molotof kokteylini hazırlarken, yola çıkarken ve olay yerinde lanet eyleminizi yaparken hangi duygulardasınız. “Ohh, özgür ülkem için bir belediye otobüsü daha yaktım, ölsem de gam yemem” mi diyorsunuz ? Yakın, 5 belediye otobüsü yakana bir İl bedava, Son 25 belediye otobüsü, ha gayret, embesil topluluğu güzel günler sizi bekliyor…

FB 6-0 GS, GS 7-0 FB

Paylaş

Kızmak yok, müzik için şimdiden özür :) 

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=o66bs_jgPJ4&mode=related&search=][youtube=http://www.youtube.com/watch?v=EGhvBLi55O8&mode=related&search=]

Yılmaz Özdil, Kalem, Kalemtraş

Paylaş

karakoy_vapur01.jpg

Yılmaz Özdil’le geçen anınız var mı diye sormuş; blog sayfamızın müdavimlerinden Yavuz kardeşimiz, olmaz mı. Benim ömrüm Yılmaz, Emin ve Bekir’le geçti. Gerçi Hıncal’la da yaşadıklarımız var fakat onlar pek anlatılacak şeyler değil(+18).

Yılmaz Özdil’in kalabalıklardan neden çok korktuğunu (örnek: %47 kadar kalabalığa korkudan bağırıp çağırması gibi.) başımızdan geçen bir olayla anlatayım. Bendeniz iyi bir Fenerbahçeliyim, Yılmaz da o zamanlar küçük, onu da Fenerbahçeli yapayım diye uğraşıyorum. Dedim ki seni maça götüreyim Kadıköy’e, olur dedi gidelim. Hafta içi Türkiye kupası maçıydı sanırım. Ben biletleri iki gün önceden aldım. Maç günü Aksaray’dan otobüsle Sirkeci’ye geldik, vapurla Kadıköye geçmek için jetonlarımızı alıp turnikelerden geçip vapurun yanaşmasını beklemeye başladık. O kadar çok yolcu varki, bekleme salonunda havasız kalmaya başladık. Sonunda vapur yanaştı, gelen yolcular tahliye olmaya başladı. Tahliye işlemi bitince önümüzdeki büyük sürgülü kapılar açıldı. Bir anda herkes vapura hucum etmeye başladı. Yılmaz küçük, birazda tombalak, kalabalığın içinde yere düştü. At sürüsü gibi herkes üzerinden geçti. Bizim Yılmaz’ın altta kaldığı saniyelerde bazı aletleri ezildi, kırıldı, kullanılmaz hale geldi (gözlük,kalem v.s.). Ben bu olayın onda kaybettirdiklerini daha sonra öğrendim. Gerçi başlarda tahmin etmiştim, fakat yine de düzelir diye düşünmüştüm.

Evet, Yılmaz’ın kalemi kırılmıştı, artık kalemini kullanamıyordu. Onun depresyon halini bir ben bilirim, birde Allah. Burdan ona seslenmek istiyorum; Sevgili Yılmaz, Allah kimine kalem, kimine de kalemtraş olma görevi vermiş, dünya imtihan dünyası, bugün kalemsin yarın kalemtraş, önemli olan kalemtraş olduğunda da bundan keyif alabilmen. Alıyor musun bilemiyorum ama sanırım alıyorsun.İşte bu yüzdendir ki Yılmaz Özdil agorafobi olmuştur.

Fenerbahçe 2-1 Gaziantep

Paylaş

Zico 11′de 11 değişiklik yaptı. Kemal ve Semih’in golleri.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=PATulpVGG6I]

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=u_vYMBj2AOM]

ssssssssssssssssssssssssssssssssss