Love Theme from Godfather (BABA Filmi)

Paylaş

Eşsiz Sicilya manzaralarıyla Love theme from Godfather

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=9hQAO8QTnG8&mode=related&search=]

Kürek, Top, Delik

Paylaş

golf.jpgBekir Coşkun ve Emin Çölaşan’la anılarım bitmez bizim, dile kolay 22 yıl, İkisi benim yazılarıma öyle yorumlar yazıyor ki, yayınlasam değil Türkiye’de Dünya’da Samanyolu Galaksisinde kapatırlar Worpress’i.

Bunlar o zaman İstanbul’a yeni gelmişlerdi. Haydarpaşa Gar’ından aldım, Cağaloğlu’na getireceğim, Bekir Coşkun ”Biraz dolaşalım abi, İstanbul’un güzel yerlerini göster bize. Tamam dedim, sabaha kadar ikisine de güzel Yerler gösterdim. Sabah canları sıkıldı, aynı yerler hep. Emin Çölaşan “Abi ben Ankara’da golf öğrendim, oynayacak yer varsa oynayalım dedi” Bekir Coşkun tuhaf tuhaf Emin Çölaşan’ın yüzüne bakıp “Golf nedir abi ?” dedi. Emin Çölaşan’da “Basit dedi, bir tane kürek gibi sopa lazım, bir tane top, bir tane de delik. Hemen atladım “Bende kürek var”, Emin Çölaşan’da “Bende top var”, Bekir Coşkun’da Koşar adım uzaklaşarak “Benim de işim vaar”…

Fenerbahçe - Gaziantep (21:45)

Paylaş

fener.jpgFenerbahçe yedek kadroyla çıkıyor, resimde gördüğünüz oyuncuların neredeyse hiçbiri bugün oynanacak maçta görev almayacak. Zico hafta içi antrenmanlarda yedekleri bu yönde motive etti, umarız basit motivasyon oyunları değilde gerçektir.

Volkan, Gökhan, Can, Yasin, Vederson, Selçuk, Kemal, Kazım, Ali Bilgin, Uğur, Semih 

Fenerbahçe’de çürüyen değerler az mı ?

Zeki Müren-Gitme Sana Muhtacım-1983

Paylaş

Etrafında dans edeceklere dikkat edin, kimler var kimler…

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=FJIsTDFve4s]

Comedy Football, Komik Futbol

Paylaş

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=fow4ZX4TM6g&mode=related&search=]

Wordpress, Cuma Akşamları ve Darbeler

Paylaş

Wordpress kapandı…

migfer.jpgDarbe yapılan günlere ve saatlere bakarsanız hep cuma mesai saatinden sonraya denk gelir. Ordunun bilmediğimiz darbe tüzüğü mü var veya bir kere öyle yaptık artık hep öyle mi yapalım deniyor ? Çoğumuzun düşündüğü; cuma mübarek gün arkası tatil…

Dün de Wordpress’e aynı taktik ve saatle darbe yapıldı. Blog sayfamı açtığımda karşıma çıkan sayfayla şok oldum. İnanın gelişmiş ülkelerde yaşatılan o şokun dahi ceza-i müeyyidesi vardır.

Haydaa! Acaba Emin Çölaşan’la ilgili yazım mı yada dün (17/08/2007) yazdığım hiç ummadığım kadar okunan “Ne Kürekmiş bee” yazım mı dedim… acaba?… Halbuki onlar her türlü küfür edebiliyorlar, üstelik ulusal denen medyada… Yok değilmiş, gerçi değilmiş demek için erken. Çünkü kapatan niye kapattığını söylemiyor ki. 2.Cumhurbaşkanımızın dediği gibi; “Önce asın sonra muhakemesini yaparız”

Tabi ben bu yazıyı girilmesi yasaklanan siteden yapıyorum, İstanbul’dan…

Utanıyorum, sıkılıyorum, Yazı yazmak istemiyorum… Yine de şahlanıyor aman ![youtube=http://www.youtube.com/watch?v=-Ye7h5iPkF0]

Mandrake ve Abdullah

Paylaş

husamand.jpgSabin Kanadoğlu’nun görevi size mi verildi Sayın Cindoruk ? Tatilinizi yaptığınız güzelim Cunda adasından gazetelere röportaj, TV’lere canlı yayın konuğu olmak çok mu tatlı geliyor. Ahmet Hakan (arasıra iyi yazılar yazabiliyor) özetlemiş aslında; “Sandık yoluyla önü kesilemeyenin önünü hukuk yoluyla kesmek+Mandrake Cindoruk” İlginçtir, Hüsamettin Cindoruk Adnan Menderes’in avukatlığını yapmış birisi (sonuçtan belli). Şimdi A.Hakan’ın değimiyle sihirbazlık yapıyor;

“Bu Meclis Cumhurbaşkanını seçemez…”

“Abdullah GÜL Cumhurbaşkanı olursa Milletvekilliği düşecek, hemen kayıp trilyon davasından yargılanır…”

Allah aşkına, sizce bu ülkede Mandrakeler ve yardımcısı Abdullahlar biter mi ?

All For Love, Fantastic Trio

Paylaş

Bryan Adams, Sting, Rod Steward

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=h8GWZq1U-LY&mode=related&search=]

Ne kürekmiş bee…!

Paylaş

kav.jpgSizlerle Emin Çölaşan ve Bekir Coşkun’un kürek aşklarıyla ilgili bir sırrımı paylaşacağım. Kimseye bir şey söylemeyeceğinizden eminim. Günlerden bir gün Çeşme’nin biraz açığında kayığımızla gezerken Bekir Coşkun suya düştü, çok iyi bir yüzücü olmadığı için hemen Küreğimi ona uzattım, Kürekten tuttuğu gibi kayığa çıktı. Nerden tutturdum küreği, artık hep kürekten tutup denizde yüzmeye başladı, hatta ara sıra küreği vermeyince boğulma numarası yapar oldu, Emin Çölaşan ise bu durumu biraz kıskanmaya başladı, neden hep o tutuyor ben tutmuyorum diye. Neyse, Emin Çölaşan’a da tutturmaya başladık, hatta bir süre sonra Emin Çölaşan küreği Bekir Coşkun’dan daha fazla tutmaya başladı. Tam da seçimden bir gün sonra kürek tartışması yaşadık. Bu ikisi kürek mevzusunda kavga ettikleri zaman, ertesi gün köşe yazılarına yansır. Bağırır çağırılar. Ve geçen hafta yaptığımız son kavgada ben Emin Çölaşan’a bırak küreği hep sen tutuyorsun diye kızınca, morali bozuldu ve bizim kayığı terk etti. Bekir Coşkun ilk başta sevinse de daha sonra çok üzülüp o meşhur yazısını yazdı; “Kürek arkadaşımı dalgalar aldı”

Sevgili Bekir Coşkun, ister kayığı terk et ister etme, ben bir daha Küreğimi tutturmam arkadaş…

(Yılmaz Özdil’le yaşadığım bir anım)

Gazetecilik ve Oryantalizm

Paylaş

oryan.jpgOryantalizm, doğuyu batılı bir gözle algılama anlamına da gelse, bu başlıkta daha çok nesneleri bir gün başka, diğer gün çok daha başka şekilde görme, algılatmaya çalışma yada amiyane tabiriyle kıvırma anlamında da kullanabiliriz. Aynı haberi farklı yorumlamayı sütün rengini beyaz, krem yada zorlamayla gri çeşitlemeleriyle maruz görebiliriz. Fakat siyah dendiğinde (Başbakanın dilimize kattığı), demek ki ön kabulü varmış özdeyişini kullanabiliriz. Tıpkı Sayın Sezer’in 60. Hükümetin Kabine listesini geri çevirmesine yapılan yorumlar gibi.

Hürriyet : Ben o listeye hiç bakmam

Zaman : Sezer’den jest

Yeni Şafak : Halefine bıraktı

Milliyet : LİSTEYE BİLE BAKMADI

Ahmet Hakan : Memnuniyetsizliğin dışavurumu

Örnekleri uzatmaya gerek yok, aslında örnekleri okuduktan sonra bu yazıyı yazmaya bile gerek yok. Sizde olaya iyi tarafından bakabilirsiniz; ne güzel, çok sesli bir ülkede yaşıyoruz, bunlar bahçedeki çeşitli çiçekler gibi diyebilirsiniz. Fakat doğru, bugün doğru yarın yanlış oluyorsa, buna çok seslilik demek çok masum kalmaz mı ?  Dün borsa yükselirken, ne olacak canım, % 70 i yabancıların elinde ki borsa yükselse ne olur derken, bugün borsa düşerken köşesinde “Seninle ne alakası var ki, Japon ev kadını Akiro, kimonosunu satıp TL’ye yatırmış da, sonra geri çekmiş de, senin borsan o yüzden düşmüş filan… Carry trade mi diyorlarmış ne… Hem zaten kimdir bu Akiro?” diyen yazarlarımıza, sanane kardeşim, borsanın % 70 i zaten yabancılarda denme hakkı doğmaz mı ?

(Genelkurmay Başkanı’nın dilimize kattığı) sözde değil  özde dürüst gazeteci olmalıyız sözü bu yazının sonuna güzel yakışır.

SLAVEN KOPRIVNICA 1-2 GALATASARAY

Paylaş

Galatasaray ve K.Erciyesspor’un maç görüntüleri, GS kaza geçirebilirdi, İstanbul’da fark olacaktır. Erciyesin son pozisyonuna kahrolacaksınız…

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=kASypNtNOdQ]

Maccabi Tel Aviv 1-1 K.Erciyesspor

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=rZOS1un3qnY]

Cam Şişede Maden Suyu Sağlıklıdır…

Paylaş

soda.jpg

İçimize sindiremiyoruz, hazmedemiyoruz Abdullah GÜL’ü diyenlere özel cam şişede sağlıklı, yanında bir dilim limonla servis yapılan Maden Suyu üretiyoruz. Maden Sularımız Anadolu’nun her bölgesinden arıtılarak, arttırılarak el değmeden üretilmiştir. 22 Temmuz seçimlerinde oylarını CHP’ye verdiklerini ıspatlayanlar Maden Suyumuzdan ücretsiz faydalanabilirler. Nasıl ıspat edeceğiz diye dert etmeyin, şöyle karşıdan bir bakışta anlıyabiliyoruz.

Bayilikler verilecektir. İzmir ve Antalya illerimizden herhangi bir bayilik ücreti almıyoruz :)

   

Bekir Coşkun’un Küreği

Paylaş

kurek1.jpg

Bekir Coşkun, Emin Çölaşan’ın kovulmasına öyle içerlemiş ki,

“Bu yazıyı zor şartlar altında yazıyorum. Telefonlar durmadan çalıyor, televizyonlar kapıda, haberciler durmadan bizden söz ediyorlar, benim ise söyleyecek çok sözüm yok. Sözümü sadece size söyleyebilirim. Olan şu: Biz bir kayıktaydık. Kürek arkadaşımı dalgalar aldı.” Diye başlıyor yazısına.

Ertuğrul Özkök ise olaya diğer açıdan bakıyor.

“Çölaşan geçen 20 yıl boyunca istediği her şeyi yazdı. Yüklü tazminatlar ödeme pahasına bunlara ses çıkarmadık.
Hürriyet bundan 5 yıl önce yeni yayın ilkelerini belirledi. Bu ilkeler, yeni ve çağdaş bir yayıncılık anlayışının temel taşlarıydı. Kişi hakları, hakaret, takıntı gibi konularda daha titiz bir yayıncılık sürdüreceğiz. Bunda kesin kararlıyız.
İşte bu noktada Çölaşan’la bazı anlaşmazlıklar çıkmaya başladı. Hepimiz o kurumsal kimliğe saygı göstermek, onun koyduğu yayın ilkelerini benimsemek zorundayız. Peki yazarların bunu kabul etmeme hakkı yok mu? Var elbet.
O zaman yapacağımız iş, kendimizce daha uygun gördüğümüz bir yerde mesleğimizi devam ettirmektir.”

O zaman fazla söze gerek yok. Hürriyet, Kızılay Meydanında Melih Gökçek’in vatandaşa dağıttığı döner-ekmek, ayran paralarını ödemekten bıkmıştır, belkide olayın özeti budur.

Bekir Coşkun ve Emin Çölaşan’la ilgili diğer yazılar…

Fenerbahçe - Anderlecht (Alex de Souza)

Paylaş

Zurich - Beşiktaş Maçı özet görüntüleri

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=7hTaoE89YsY]

Bu gol yetecek mi? En azından iki olmalıydı. Umarım elenmeyiz. Bu sefer ortalık karışabilir. Maçın özeti için tıklayın

Yar Bana Bir BİLDİRİ !

Paylaş

time1.jpg

Ulusalcılarımız, gözleri www.tsk.mil.tr de bekliyor. Umut fakirin ekmeğidir edasıyla, ne lazım bana demokrasi, beni sevmeyen ölsün diye mırıldanıyorlar. Birbirlerini arıyorlar sabit hattan; varmı bir gelişme bekir, yok be osman akşam 23,00 ü geçsin, Paşa uykudayken geçerler yazıyı belki de.

Hakikaten 27 Nisan’da gecenin o saatinde internet sitesinde yayınlanan yazı bir anda nasılda Türkiyenin gündemine düştü, iki ihtimal var;

Birincisi; Bugün olduğu gibi birileri nöbette bekliyordu,

İkincisi; Yazıyı yayınlayan ajanslara telefon edip, baak ne yazdık dedi.

Peki diyeceksiniz ki bu yazıyla Time’ın 40 yıllık kapağı ne alaka. Anlayan anladı…

Emin Çölaşan’ı Kucakladık

Paylaş

minik1.jpg

Emin Çölaşan ve Minik kuşuna, kendilerine yeni bir yuva bulana kadar bu blog sayfamızda yer veriyoruz, Melih Gökçek’e buradan saldırabilir, minik kuşuda yeni dosyalara, süper belgelere bu blogdan kalkış yapıp ulaşabilir.

Hayırlı uğurlu olsun.

Bu delikanlılığı da kimse yapmaz.

NTV, Cumhurbaşkanlığı haberlerinde sınıfta kaldı

Paylaş

cizgiyorum1.jpg

Herkes Genelkurmayın sitesinde nöbet tutuyor. http://www.tsk.mil.tr/

Almanya’da Türk asıllı Milletvekili olan bir kardeşimiz, Alman Genelkurmay Başkanı’nın ismini bilmediğini, ne televizyonda ne de gazetelerde hiç görmediğini söylüyordu.

Dün akşam ibretle NTV ana haber bültenini seyrettik. Diğer kanallarda, Abdullah Gül’ün ziyaretleri, meclisteki aritmek durum, kabul veya reddecekler tartışılırken, NTV’nin haberlerini sunan hanım ablamız, köşe yazarlarını ısrarla askerle ilgili sıkıştırıyordu; “Sizin bildiğiniz birşey varmı, asker ne der acaba, ya kızarsa…”

En sonunda Fikret Bila biraz olsun onu rahatlatacak cümleleri kurdu; “Kıbrıs’ ta konuştu ya, Asker günü birlik politika değiştirmez dedi ya, daha önce ne dediysek aynı şeyler şimdide geçerli dedi ya.”

Şimdilik bu cümlelerle idare edeceğiz, Olur ya bir şeyden haberiniz olur, ilk bizi arayın lütfen :)

GODFATHER, Doymayanlara küçük bir resital…

Paylaş

babalogo.jpg

Sinema tarihinin en iyi üçlemesi, hafızalarımızda ki yeri hep sıcak…

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=4Y4i7gmP6ac]

Leon The Professional

Paylaş

leon1.jpg 

Excellent movie, perfect ending… Destansı filmin bitiş sahnesi…

Part I

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=xgu_BS6-bos]

Part II

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=M_zbj4es5vY&mode=related&search=]

Cumhurbaşkanı, GÜL, Normalleşme

Paylaş

gul2.jpg

Kötü bir öngörü yaparak Başbakan’ın tavşan kaç tazı tut taktiğini uygulayacağını öngörmüştük. Bu sefer yanıldık, son günü de beklemeden Gül’ün ismi açıklandı. Dikkat edin, bu sefer adayım değil adayımız dedi. Ne kadar akıllı ve sağlam reflekslere sahip olsanız da, bu gibi hatalar yapabilirsiniz.

Peki Abdullah Gül aday olarak açıklanmasaydı ne olurdu ? Belki bazılarına göre ülke rahatlardı, gerginlik ortadan kalkardı.

Bence hayır, aksine gerginlik büyürdü. Vatandaş; ben spor olsun diyemi sandığa gidiyorum, nazarlık olsun diye mi parmağı mı boyuyorum, o kadar ağaç niye kesildi, meslek eğitimi alan tutuklular boş vaktini değerlendirsin diye mi sandık yapıldı demez mi, der.

Normalleşme azınlığın çoğunluğa tahakkümü müdür ?

Beşiktaş’lı duruşu (ne tarafa)

Paylaş

s4.jpg

Yapmayın be kardeşim, kendinizi inkar etmeyin. Pankartlardan haberiniz yokmuş, görünce şok olmuşsunuz. Oldu mu şimdi. Haklı olduğunuz bir davadan iki günde nasıl vazgeçersiniz. Bu ivedi barışın anlamı nedir ?

“Hepimiz Beşiktaş için çalışıyoruz, Başkanımız bir erdem gösterdi, Sinan Engin erdem gösterdi, Taraftarlarda erdem gösterdi”

Ne demektir erdem ? Cümle içindeki anlamı tam olarak nedir ? Yoksa erdem bilmememiz gereken birşey midir ?

Yamaha R1, Sevgilerle

Paylaş

Çok birşey yazmaya gerek yok, Daha önceki yazılarda durumumuzun vehametini anlatmıştım. 

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=v2rbkn1REow]

Bidon Kafa

Paylaş

matrix-son1.jpg

Ve beklediğimiz gün  geldi, Yılmaz Özdil Hürriyet gazetesinde yazılarına başladı. Halka hangi tabiri uygun göreceğini büyük merakla bekliyorduk. Öyleki bir değil birden fazla yakıştırma uygun gördü;

Amerikan harmanı, KIÇINA SOLUNUM CİHAZI TAKTIKLARI ZAMAN, BENİ HATIRLARSIN… , Hakikaten Allah cezanızı versin be kardeşim,    Şimdi iyi dinle… Yap elini yumruk. Şeytan kulağına kurşun der gibi vur bakayım kafana iki defa… Ne duydun? “Donk donk” di mi? Sen önce onu doldur,  Bidon kafa…

Bekir Coşkun bile bu kadar sıralamadı. Gerçi Bekir Coşkun ve Emin Çölaşan hemen seçim sonrası yazı yazmak zorundaydılar. Bekir Coşkun aceleden göbeğini kaşıyanlar dedi. Ama senin vaktin vardı, seçimden hemen önce devletten aldığın maaşı terkettin. Uzunca düşünme süren oldu, telegol deki gibi yanlışkıkla küfür de etmek istemiyorsun, ama vatandaşın küfürü hakkettiğini düşünüyorsun. Nasıl olacak böyle ?  Ve Hürriyet’e yanaştın, gerçi Hürriyet’in vatandaşa saldıran yazar kadrosu hayli dolu, Nitekim meyvaları da yeniyor (PO). Olsun, bir kere devlet parasının tadını alan bir daha bırakamaz misali, çok saygıdeğer Aydın Doğan’ın sıcak yuvasına oturdun. Devletin affettiği vergi borçlarından da maaşını alırsın, yazdığın yazılarla da AK Parti’nin oylarını arttırmaktan başka bir şeyde yapamazsın.

Ama yine de yazıların çok güzel, eğlenceli, senin tabirinle sigara gibi, zararlı olduğunu bile bile okuyorum, seni okuyamayan ölmeyecek mi sanki :)

Yeni CEO, (transient)

Paylaş

tatil1.jpgomer.jpg

Üstteki fotoğrafta gördüğünüz yer, Alanya’da tatilimizi yapmayı düşündüğümüz otelin internet sitesinden aldığım bir fotoğraf.    Altta ki ise… anlatayım ;

Senenin yorgunluğunu atmak için tatil planı yapabilirsiniz, fakat tatildeyken işyerinizde neler oluyor, kim ne yapıyor, kim neyi yapmıyor bilemezsiniz. Onun için ya işyerinizden biri size vekalet edecektir yada dışardan Kemal DERVİŞ gibi birini getireceksiniz. Ben ikinci formülü deniyorum.

Hayat deneme yanılma yöntemiyle birşeylerin öğrenildiği bir yer. Belki fotoğraflarda ipuçları saklı olabilir veya bizi yanıltabilir. Umarım birinci fotoğrafta hile yoktur, gittiğimizde farklı bir şeyle karşılaşmayız.

Fakaat ! ikinci fotoğrafta ki görüntüler….

Bazen dua etmek tek yol olabiliyor :)

Gururumuz Selim

Paylaş

selim2.jpg

Amcaoğlu Selim, şirketlerarası bir turnuvada firmasını 5000 metre de temsil ettmeye hazırlanırken, bizide onu seyretmeye çağırdı. Biz önceleri, gidelim bakalım bir hava değişikliği olur, Selim bayılır mayılır, ilkyardımda bulunuruz dedik. Anlıyacağınız biraz zorlama umut, biraz da moral motivasyon olsun diye koşuya gidelim dedik.

Turnuvanın yapılacağı Enka Spor Tesislerine gidince ciddi bir organizasyonla karşılaştık, tabi bozmadan moral, konsantrasyon filan, birimiz kronometreyi aldık, belli bir derecenin üstüne çıkıp şişmesin veya geri kalmasın diye. Yeni şeyler öğreniyoruz, eğleniyoruz da.

Koşu başlıyacak, Selim iddiali olduğunu düşünüyor fakat temsil ettiği firmadan kimse yok. Bozuldu doğal olarak. Ve yarış başladı. Rakiplerin arasında tam takım atletler var. Kıyafeti filan herşeyi orjinal. Selim tişört giymiş, altta uzun şort ve en iyi ihtimalle basketbol oynayabileceği kocaman spor ayakkabılar. Koşunun hemen başında TürkTelekomun lisanslı koşucusu ismi lazım değil bir ilaç firması adına koşuyor. Oldumu şimdi, biz oraya amatör duygularla gittik, karşımıza lisanslı koşucu çıktı.

Sonuç olarak Selim ikinci oldu, yani birinci oldu diyoruz artık. Nitekim birinci olan arkadaş, 11 yaşından beri bu işle iştigal ediyormuş. Biz de pikniğe giderken gurur durağında inmiş olduk. (Umarım bu yazıyı şirketinin çalışanlarına okutursun.)

ssssssssssssssssssssssssssssssssss