(M.A.Birant’ın tabiriyle) akepeli gençler 15 Nisan 2007 tarihin de beni aradılar. “eminimsi kardeş, biz başbakanı ziyarete gideceğiz, ona tablo hediye etmeyi düşünüyoruz, bize yardımcı olur musun?”. Ben de “bu geziye gideceğiniz ne zamandan beri belliydi ?” dedim. Arkadaşlar “bir haftadır !” , “Afferin size, bir haftadır gideceğiniz belli, son gün hediye hazırlığı” dedim ama nafile. Yapacak bir şey yok, hepsi benim mahalleden, okuldan arkadaşlarım…
Hem Başbakan’a portre hediye edilecek, benim eserim olacak… “tamamdır” dedim.
Bir akşam da üç çalışma hazırladım, arkadaşlara cd hazırlayıp verdim.
Fakat yaptığım bazı çalışmalara aşık olurum ben, ilginç bir ruh halidir. Gece tam uykuya dalacak iken kalkar bilgisayarı açar “çok güzel olmuş bahh!” derim. Sonra mutlu ve mesut bir şekilde uyurum. Bazen gece kalkıp baktığım bile olur.
Hatun mırıldanır “yok artık !”
Yaptığım üç çalışmadan ikisi gerçekten esprili ve güzel oldu, fakat bir tanesi beni yine kalbimden vurdu.
Arkadaşlar arayıp, benim “eh işte” dediklerimden birini beğendiklerini, onu tab ettirmeye gittiklerini söyleyince haliyle üzüldüm. Belki hepsi benim eserim di fakat çok sevdiğim tercih edilmemişti. Olsun dedim, o da senin evladın 
17.04.2007 günü, arkadaşlar R.T.E nin konuşma yapacağı akp meclis grup salonunda beklemeye başladılar.
Ben ise olanlardan habersiz, arasıra ilçemizin ağır abilerinin takıldığı çay bahçesine vatanı kurtarmaya gittim.
Cep telefonum yanık yanık çalmaya başladı. İbrahim Balkaya (İlçemizin Gençlik ve Kültür Merkezinin Müdürü)
İçimden “ulen ibraam, du bakalım başıma yine ne çorap ekeceksin” dedim. 
Bir ciyaak efekti -
-eminimsi, tablon tivi lere çıkmış, şöhret oldun.
Bir anda gözümün önünden hızlıca bir HD kalitesinde DVD şeriti geçti, “İmza günleri, Röportajlar (hatun bu yazıyı okuyor olabilir-şansımı zorlamayayım)”, derken “çık aradan DVD şeriti”
-Nooldu İbo, bi soluk al
-Resim diyom, birant diyom, tayyip diyom, yalan haber diyom
-Baştan alalım ibo, tek tek
-Teketek değil, memetali birant… Kanal D tabloyu çekmiş, Tayyip kızar diye vermediler, tabloyu milli savunma komisyonuna, oradan dolaba kaldırdılar demiş, hepsi palavra, sivil polisi ayarlamışlar, tabloyu Kanal D muhabirine göstersinler diye, bizimkiler göstermedi…
-Arkadaşım, tablo tiviye çıktı mı ?
-hee çıktı, arkadaşların hepsi tiviye çıktı…
-Tamaam ben bakarım gece haberlerine, olmadı internette ki arşivden bakarım
Daha önce de yaptığım, devlet babadan kişilere verilmiş tablolarım var. Fakat bu olay biraz farklı. Kanal D nin haberi çarpıtması filan da değil.
Gecenin olayı, arkadaşların karar verdikleri tablodan vazgeçip benim favori tablomu tab ettirmeleri oldu, ekstra sevdiğim tablodan onların haberi yoktu aslında.
Ve ben bunu tivi arşivinden gördüm… 
Çocukça bir duygu, evlat sevgisi mi desek ?