


Resimlerde gördüğünüz değerli iki bakanımızı, her hangi bir yerde (yurtdışı, yurtiçi, ulusal-yerel basın, tv, radyo, internet) gören, duyan, birileri var ise lütfen bizi aydınlatsın.
Sınırötesi Operasyon olmuş, bitmiş, erken gelmiş, gecikmiş, amerika dedi, vatan haini, sensin vatan haini, ben sana mı dedim sen çık aradan, tabi bana dedin bizzat ben yazdım ve daha başka fecaat söylevler havada uçuşurken, konuyla direkt alakalı iki bakanımız sözcülüğü nijerya da olduğu gibi askerlere bırakmış vaziyette, ortam haki renkden geçilmiyor, hava soğudu komutanım bugün üzerimize ne giyelim bayağılığına doğru giden kamuoyuna bir açıklama yapma nezaketi göstermedikleri gibi, yarın öbür gün aynı askerlerin açıklama yapma reflekslerine binaen canınızı acıtan bir bildiri yayınladıkları zaman demokrasi naraları atma inandırıcılığınız da kalmıyor.
Daha Fazla Demokrasi İçin SUS derken sizi kastetmemiştik…
Sınır ötesi operasyonun amerikanın talimatıyla sona erdiğini savunan, hükümeti köşeye sıkıştırma bahanesiyle TSK yı küçük düşürücü açıklamalar yapan deniz baykal, devlet bahçeli, bekir coşkun, yılmaz özdil ve doğurgan olmadığı halde doğurmuş gibi düşünebilen bülent ersoy, Genelkurmay tarafından arabistan a gönderiliyor.
İlk trenle bekir coşkun ve bülent ersoy gönderildi…
Veda anında çok duygusal anlar yaşanırken, bekir coşkun “dilimi eşek arısı soksaydı, elim kırılsaydı da o yazıyı yazmasaydım” diye konuştu. Böyle kovulmalara alışık olan bekir çoşkun un tek korkusu arabistan da nasıl karşılanacağı oldu. Telefonla aradığımız bir arap televizyoncunun tepkisi çok olumlu oldu. Videosunu seyrettiğiniz konuşmasında türkçe mealen şöyle diyor. Bismillah;
“Ne diyosunuz siz burayamı geliyo o ..duğum, ohohoho ooooooooo yaa allah yaaa selaam, abdül koş abdül koş bekir geliyoor,yaa selaam ya selaam, cümleten saçlar taranacak, taraklar hazır olsun, gel bahaam böle gel bahaaam….”
Vur !
Daha bi sert vurt, korkma duyacaklar diye…
Yok, sağır olduğumuzdan değil, kulaklarımız olmadığından…
Vur !
Futursuzca, korkusuzca, acımasızca, alçakça…
Ya hakketmiştir bu zulmü çekmeyi vurduğun…
Ya da hesabı kesecek olan malik, sana vereceği cezayı arttırmak için göz yumuyor…
Vur !
Uydurduğun kitabında yazdığı gibi; senden olmayan cehennemliktir vasfına haizlere…
Senden başkasının insan olmadığını sandığın büyük(!) dünyanda…
Vur !
Vur ki, sana vadedilen topraklar sana geçmeden kanla yıkansın…
Sakın durma, dök kanı, taze vucuttaki çocuk kanı daha bir makbuldür geleceğin için…
Vur !
Elinde ki fırsat geçmeden daha bi sert vur, geçebilir bu günler…
Elbet seninde gelecek, orta malı olup vurduracağın günler…
“Kısa süre izafi bir kavram” demiş Org. Büyükanıt. Kimine bir gün kısa gelir , kimine bir sene…
Hayatımızda daha bir çok izafi kavramlar var. Mesela vatan haini olmakta izafi bir kavram.
Örneğin devlete başkaldırırsan, sen kendine özgürlük savaşçısı dersin, fakat öteki vatan hainisin der.
Sen amerika ikna olmuşsa ben de oldum demeyi siyasi bir manevra gibi görürsün, öteki vatanı sattın der.
Canın darbe ister, rejim kurtulsun dersin, öteki cuntacı vatan haini der.
Bütün bunları evinde, işyerinde, parkta, okulda, dağda, helada, gazete köşesinde bir yerde yaparsın…
Bir siyasi iradeyi yıkamazsan eğer önce onu oraya getirenleri aşağılarsın, sonra yıkmak için hiç olmayacak bir yerden yardım beklersin. Yardım beklediğin güç böyle bir şey yapmaya kalkmazsa eğer, kendince elinde ne imkan varsa onu ”ötekini” küçük düşürmeye çalışırsın;
İzafi 1 :
Karayılan olursun, ininden böğürürsün ; “ZAFER”
Bekir Coşkun olursun, Köşenden bağırırsın ; “KİMDİ O ABD YE REST ÇEKEN”
Yılmaz Özdil olursun, Köşenden bağırırsın : “BUSH ÇIK DEDİ ÇIKTIK”
Genelkurmay iş bitti çıktık der, izafidir. Başbakan Ulusa seslenişi değiştirir, kimi taktikti der kimi bilmiyordu der izafidir. Bir uzman gayri-nizami harp te hesap, bir terörist e karşı yedi asker ölmesidir , 240 terörist öldü, 1500 asker ölse başarısızlık sayılmaz der bu da izafidir.
İzafi kavramlarda aynı sonuçta hem fikir olanları farklı kefelere koymak taraflara haksızlık olur. Ne demek mi istedim;
Karşımız da aynı şeyi düşünen, iki farklı (!) meslekten üç kişi var; Teori çok basit;
1. Karayılan Haindir
2. Karayılan Köşe yazarıdır
3. Onu da sen bul…