Geçmiş Olsun Büyük Kaptan

Paylaş

 

 

Kılıbık

Mutlakbarışmışsarımsak

Yanlış adam, yanlış adres…

DERYA büyükUNCU

Dersimiz…

Sen Bana Birini Andırıyorsun

Sene-i Devriye

Paylaş

Zaferlerle dolu Ağustos ayı, al sana bir kutlu gün daha… eminimsi blog un doğum günü gelmişte geçiyor…

Çakmaya, yakalamaya başlayalı sene dolmuş, bize asır gibi gelir… Yok yahu, daha bir sene mi oldu diyor insan içinden. He valla bir sene…
Güzel dostlukları, ilginç düşmanlıkları, kahkahayı, siniri, eğlenceyi, gerginliği bir arada yaşadık…
Büyüdük…

Nereden bulaştık dedik, beter ol dedik, bazen bilmememiz gereken şeyleri öğrendik, bunu nasıl çizeriz dedik, acaba yeni yaptığımız eskisini aratır mı dedik, dedik oğlu dedik… Su yolun buluyor…
Öğrendik…

Hayat devam ettikçe kalp kırmaya, gönül almaya, acıtmaya, güldürmeye, kızdırmaya, eğlendirmeye, düşünmeye, düşündürmeye, büyümeye, öğrenmeye devam edeceğiz…

Bütün bunların sonunda terazinin doğru kefesi yere daha yakınsa seviniriz…

(Vaaz bitti cemaat dağılabilir)

Gerçek dostlar hariç, bakalım onlara daha ne terbiyesiz çakmalar hediye edeceğiz…

Nice sinir bozucu mutlu yıllara efem :D

Yeni baştan - Sivil

Yolun Sonu

Örgüt Sulandırılır…

AYM & Sonuç

AYM & Sonuç

Dokunma

Katil-Avukat-Sütçü

Paylaş

Ergenekon, her yere kon, safsata, dağ fare doğurdu kelime oyunlarıyla çeyrek acıklı, yarı komik, tam ibretlik bir sınavdan geçerken, ısrarla susup danıştay saldırısının Ergenekon Teröristleriyle bağlantısını bekledim hep…
Ne Cumhuriyet gazetesine atılan bombadaki Oktay Yıldırım ın sağ elinin parmak izleri, ne çekilen aile fotoğrafları ne de el bombalarının seri numaraları fünyeleri filan beni ikna edebilirdi… (İstanbul Emniyet Müdürlüğü Parmak İzi Laboratuar Büro Amirliği beni affetsin)
Gözümle göreceğim bir şey olmalı, olmalı ki Danıştay Üyesi nin cenazesinde Bakanlara “Katil” diye bağıran gerçek katillerin katliamı ortaya çıksın. Bu çoğunuzun vicdanlarında ıspatlanmış, tartışmaya bile gerek olmayan bir konudur belki.
Hayır, bu kadar kolay değil. Etrafımda AKP karşıtlığını Ergenekon taraftarlığıyla karıştıran dostlarım var ve bu dostlarım artık sakin olmamızı, insanların daha fazla birbirlerini suçlamamasını blav blav diye uzatan, özde herkes bir adım geri atsın mantığını taşıyan cümleler, cümlecikler kuruyorlar.
Danıştay cenazesinde “Katil” diye bağıranların bir adım geri attıklarını hatırlamıyorum, hatta ileri ve kaosa doğru koşar adım attıklarını hatırlıyorum. Vee katilin aslında cenazede olduğunu, kimbilir kıs kıs güldüğünü öğrendikten sonra sakin olup burada Yamaha R1 videolarını, Joue Pas au Malin tipi komik videoları koymamı beklemezsiniz herhalde.

Bugün Star ın Ergenekon iddianamesinde rastladığı bir belgeyi ibretle okuyorum ve sizlerle paylaşıyorum. Danıştay hükümlüsü Osman Yıldırım savcılara verdiği ifadesinde, Cumhuriyet gazetesina atılan el bombaları ve Danıştay saldırısında kullanılan silahı İstanbul’daki bir evde Muzaffer Tekin’in emriyle Rasim Görüm’ün Alparslan Arslan’a verdiğini söylemişti.
Kuvayi Milliye Derneği Teşkilat Başkanı Hüseyin Görüm, yeğeni olan Rasim Görüm’ü Süt Fabrikasını yönetmesi için vekil tayin ediyor, hem de Avukat Alparslan Arslan ın imzası ve kaşesi olan bir vekaletname ile. Belgeye dikkatlice bakın. Bu vekaleti, sevgili Kuvvacılarımız, ulusalcı milliyetçilerimiz; aylık 600 USD (Amerıkın dolars) karşılığı yapıyor. İşte bu birliktelik ve belge bana yetiyor, artıyorda…
Bye bye heppınız… 

ssssssssssssssssssssssssssssssssss