Emre Kongar’ın bir itirafıyla başlamak istiyorum;
“CHP tepeden inmeci politikaları uygulamak için kurumsallaştırılmıştır..” (*)
CHP zihniyetinin, papağana bilinçsizce; “ABC ABC ABC” söylemlerinin tekrarlatılması gibi yıllarca; “Elli yıldır sağ hükümetler iktidarda, dincilik (?!) arttı arttı arttı” deyip durmaları aslında; E.Kongar’ın “Tepeden inmeci” itirafının kendilerince net gerçekleşmemesinin “ABC” leridir..
Oysa; “Köydeki çobanın” oylarının 10 üst türev hakkının kendilerinde olduğunu (?!) savunabilen bir zihniyete halktan da “TABANDAN ÇIKMACI” bir tokatın vurulması da kaçınılmaz olmuştur!..
Gelelim TBMM tartışmalarına…
Sebebini az çok biliyoruz. Gerçi AKP Milletvekili Suat Kılıç’ın kışkırtıcı bir konuşması var, bunu es geçmeyelim. Ancak “çok yüzlülük” manasına gelen “politika” nın bu kadar da çevirisine uygun, anlamına aykırı bir biçimde karşılık bulduğu muhalefet sandalyelerine ne demeli?
İtirazlar aslında Kültürel Açılım & Demokratik Açılım sürecindeki itirazlara binaendir.
Sitede evvelki bir yorumumda;
“Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakış ve Çözüm Önerileri” isimli raporu 1989 yılında; “SHP Genel Sekreteri Deniz Baykal ve 4 arkadaşının yazdığını” ifade etmiş ve beraberinde;
“Pekiyi o raporda Başbakan Erdoğan’dan daha radikal çözümler var mıydı, yok muydu? Başlayayım mı Bakara Suresi gibi arka arkaya sıralamaya ?!” demiştim..
Yine Kültürel Haklar meselesinde sitedeki diğer yazılarımda;
MHP kışkırtıcılığına,
DTP-Apo-İsrail işbirliklerine vb. genişşçe değinmiştim..
Bu nedenle nakarata girmeyeceğim, giremem de..
Önümüzde bir sorun var, ülke vücudunun bir organı daha var ve O’nlara Kürt halkı deniliyor. Demagojiye girmeden, statlarda seyircinin; “Yenilsende yensen de seninle birlikte” uyuşmuş düşüncelerinin tekdüzeliğine girmeden düşünelim.
Eş zamanlı olarak:
Başörtüsü hürriyeti için, düşünce suçları için vd. tüm hukuksal hak talepleri için;
- İslamcısı, solcusu ve sağcısını,
- Solcusu, sağcısı ve İslamcısın,
- Sağcısı, solcusu ve İslamcısını anlayıp-içselleşmesi için bir adım ATALIM!..
Selam ve dualarımla…
(*)İmparatorluktan Günümüze Türkiye’nin Toplumsal Yapısı
Kasım 12th, 2009 at 11:19
…AMA, DOĞU CENAHINDA YENİ BİR ŞEY VAR!
Emre Kongar’ın bir itirafıyla başlamak istiyorum;
“CHP tepeden inmeci politikaları uygulamak için kurumsallaştırılmıştır..” (*)
CHP zihniyetinin, papağana bilinçsizce; “ABC ABC ABC” söylemlerinin tekrarlatılması gibi yıllarca; “Elli yıldır sağ hükümetler iktidarda, dincilik (?!) arttı arttı arttı” deyip durmaları aslında; E.Kongar’ın “Tepeden inmeci” itirafının kendilerince net gerçekleşmemesinin “ABC” leridir..
Oysa; “Köydeki çobanın” oylarının 10 üst türev hakkının kendilerinde olduğunu (?!) savunabilen bir zihniyete halktan da “TABANDAN ÇIKMACI” bir tokatın vurulması da kaçınılmaz olmuştur!..
Gelelim TBMM tartışmalarına…
Sebebini az çok biliyoruz. Gerçi AKP Milletvekili Suat Kılıç’ın kışkırtıcı bir konuşması var, bunu es geçmeyelim. Ancak “çok yüzlülük” manasına gelen “politika” nın bu kadar da çevirisine uygun, anlamına aykırı bir biçimde karşılık bulduğu muhalefet sandalyelerine ne demeli?
İtirazlar aslında Kültürel Açılım & Demokratik Açılım sürecindeki itirazlara binaendir.
Sitede evvelki bir yorumumda;
“Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakış ve Çözüm Önerileri” isimli raporu 1989 yılında; “SHP Genel Sekreteri Deniz Baykal ve 4 arkadaşının yazdığını” ifade etmiş ve beraberinde;
“Pekiyi o raporda Başbakan Erdoğan’dan daha radikal çözümler var mıydı, yok muydu? Başlayayım mı Bakara Suresi gibi arka arkaya sıralamaya ?!” demiştim..
Yine Kültürel Haklar meselesinde sitedeki diğer yazılarımda;
MHP kışkırtıcılığına,
DTP-Apo-İsrail işbirliklerine vb. genişşçe değinmiştim..
Bu nedenle nakarata girmeyeceğim, giremem de..
Önümüzde bir sorun var, ülke vücudunun bir organı daha var ve O’nlara Kürt halkı deniliyor. Demagojiye girmeden, statlarda seyircinin; “Yenilsende yensen de seninle birlikte” uyuşmuş düşüncelerinin tekdüzeliğine girmeden düşünelim.
Biz,
Kendimiz,
Oturarak,
Konuşarak,
Toplumu ATOMİZE ETMEDEN,
Kitleleri tahrik etmeden;
Kültürel Haklar (Siyasal talepler DEĞİL) meselesinin “başlıklarını” belirleyip realize edelim.
Eş zamanlı olarak:
Başörtüsü hürriyeti için, düşünce suçları için vd. tüm hukuksal hak talepleri için;
- İslamcısı, solcusu ve sağcısını,
- Solcusu, sağcısı ve İslamcısın,
- Sağcısı, solcusu ve İslamcısını anlayıp-içselleşmesi için bir adım ATALIM!..
Selam ve dualarımla…
(*)İmparatorluktan Günümüze Türkiye’nin Toplumsal Yapısı