Aldım pası gir onsekize…

doctus

Sevgili Ömerenis, Başbakanımızın kendini tam olarak ifade edememe problemi olduğu gibi, çok saygıdeğer basınımızın da mevcut kabine üyelerinin ağzından çıkan kelimeleri nasıl bir sihirbazlık ve laf ebeliğiyle bir tarafa çekerim kaygısı var. O  Yüzden “ben buldum, ben buldum” dediğim bir özdeyişle sana diyorum ki; “Buteki basınla beraber, arada öteki basını da oku” Öteki basın ihtiyacını eminimsi.com la gideremezsin.
Anladığım kadarıyla Cisday dan aldığın pası bana gönderip, aklınca siyasi manevra yapıyorsun.
Ben de çok düşündüm o yazıyı görünce ne yazmalıyım diye. Demek ki yazmam için politik bir tahrik gekiyormuş.  Anlıyacağın çok tahrik oldum.
Etrafı denizden duvarlarla çevrili bir şehir olan İstanbul, Konya ovası gibi kaçacak bir alanı olmadığı için gittikçe açık bir cezaevi olmaya başlıyor. Aynı başbakan, vatandaş İstanbul’a göç etmesin diye doğuya yatırım yapınca “seçim yatırımı yapıyooor”, artık istanbula vize lazım dediğin de ise “faşisst” oluyor…
Anlıyacağın güncel olaylara siyaset gözlüğü ile bakmaya devam ettikçe hiç bir sorunumuzu çözemeyeceğiz. Bak işte aynı anne-babaya sahip olduğumuz halde farklı düşünebiliyoruz. O yüzden ilk önce bilmem kaç derece şişe dibi gözlüğünü çıkart.
Çocuk istismarına gelince, bu olayı ancak empati yaparak anlayabilirsiniz. Yani mutlaka çocuk sahibi olmalısınız. O zaman anlaşılıyor bu sıkıntılar. Çocuk sahibi olmadan önce de çocuk istismarı ile ilgili haberlere “vah vah” tepkisi verirdim. Fakat anne-baba olunca bu haberler sizi çok daha derinden vuruyor.
Peygamberin “Vali tayin ederken çocuk sahibi olmasını tercih ediniz” demesini şimdi daha iyi anlayabiliyorum.
Diloşhanım okuluyla birlikte Koç Müzesine gidecek. Anlıyacağın bizimle birlikte olmadan gideceği ilk gezi. Biz de ilginç bir korku oluştu. Acaba bir şey olur mu ? Olacak hiç bir şey yok fakat anne-baba olmadan bunu anlayamıyorsun.
“Maneviyatı boşaltılmış bütün ideoloji, düşünce, para bir şekilde vahşete dönüşebiliyor.”
Neyse gelelim ilk hatırladığım şarkıya; Bizim işyerinde çalışan Hüseyin abi sayesinde Orhan Gencebay-Dil Yarası dır herhalde. Ne sözlerinden anlamıştım nede melodiden fakat bu şarkı beni ortaokul ve lisedeki arabesk dönemlerimizde orhancı yapmıştı. Öyleki orhancı(!) arkadaşım, şu an Giresun Kız Meslek Lisesin de Öğretmenlik yapan Dursun Piri ile arabesk tartışması yüzünden bayan edebiyat öğretmenimizin kalbini bile kırmıştık. (ergenlik salaklıkları)
Neyse benden bu kadar “MİKROFONUNU DA AL GİT ÖMERENİS !”

Posted in Kategorilenmemiş.

3 Responses to “Aldım pası gir onsekize…”

  1. Ömer Enis Says:

    Nahnu’dan değil cisdayden. Kimin gözünde şişe dibi gözlük var anlıyoruz :)

  2. eminimsi Says:

    büyük özür cisday a…
    düzeltiyorum :D

  3. Ömer Enis Says:

    öp geçsin :)

Leave a Reply