Bayramınız Kutlu Olsun

Posted in Evet, İllüstrasyon.

13 Responses to “Bayramınız Kutlu Olsun”

  1. nikelanj Says:

    İSTER AZ YETSİN, İSTER TAM YETSİN ÇİKOLATA ÇİKOLATADIR.

    CENAB-I ALLAH BU ÜLKE HALKLARINA BİR DAHA; PARÇALANMA, DARBE VE KARDEŞ KAVGASI YAŞATMAK İSTEYENLERE FIRSAT VERMESİN (AMİN)? !..

    MÜCADELE ?İKRAMINIZ? İÇİN TEŞEKKÜRLER DOST EMİNİMSİ?

  2. ÇİKO SEVENLER Says:

    İkramınıza biz de EVET diyoruz (Anlarsın ya…)

  3. Dep Dep Dep Says:

    Teşekkü ederüüüüz.

    Bü de NEVET?lü kakatü yapasanuz belkü ?Eskü kafula? da hatasunu anlala.

    Ne demüşle; ?anluyana sivi sünek saz, anlamuyana davu da az, zuna da !?..

    12 Elül?de zanduğuna gütmeyenle de vamuş.
    Hastaya kızup mikiroba razu olunu mu?
    Buna rağumen süz, avradunuz, çocuklarunuz zanduğa ?getmeyu? verüseniz deyeceyum odür qü; ?Götüveseniz götüverün, götüvemezseniz götüvemeyün !??

    Çokulatanuz lezzetlüymüş, bizüm qure bazarundan deyulmuş, azumuz datlandu, zağol?

  4. LİMON SOKAĞI Says:

    Hatıralarında; “…………… düşmanınızdır” diye sıralama yapan i.inönü’nün, o sıralamalardaki “Düşmanlarından” bir tanesinin de “Millet” olduğunu deklare ettiğini bilenimiz var mı?!

    Ya, S. Hilmi Tunahan’ın, Sakarya - İstanbul trenine sık sık binmesinin nedeninin (Jandarma baskısı) talebelerine; “Özgürce Kur’an eğitimi vermek” olduğunu bilenimiz var mı?!

    Ya, 12 Eylül darbe sonrası günlerde Diyarbakır Cezaevi’ndeki oğlunu ziyarete giden bir annenin, oğluyla konuşma şartının Türkçe konuşma şartı olduğunu ve o annenin tek kelam Türkçe bilmediğini, içi yanarak oğluna sadece bakıp ağlayarak evine döndüğünü bileniniz var mı?!

    Ya, MHP taraftarlarının; “Ya biz bayrak ve hilal için koministlerle çatıştık, biz de yargılandık, işkence gördük ve de asıldık” dediklerini, birinci el şahitlerden dinleyeniniz var mı?!

    Ya da; “Biz emperyalist sermaye ile savaşırken, emperyalistler bu ülkenin gençlerinin bir kısmını da SAĞCI olarak bizimle çatıştırdı, sonra da yargılandık, işkence gördük ve asıldık; emperyalistler de bizi oradan gülerek izledi” dediklerini birinci şahitlerden dinleyeniniz var mı?!

    PEKİYİ;
    Ne oldu da, Türk ideologları ve anti emperyalist söylemli ideologların ele başları referanduma direkt HAYIR diyerek, Kürt ideologlar endirekt HAYIR diyerek; her daim ZARAR GÖRDÜKLERİ darbecilerin, Ergenakoncuların, emperyalistlerin EKMEĞİNE YAĞ SÜRÜYORLAR?!

    Bu ülkenin halkları;
    Emperyalistlerle, emperyalizmi engelleyerek ilişkilerine devam edip, BİRBİRLERİNİ KABULLENEREK (Türk-Kürt-sol ideologlar), evrensel demokratik hukuk devleti kuralları içerisinde yaşayamayacak kadar ehliyetsizler mi?!…

    Veya;
    Kıçımıza BİRBİRİMİZİN konserve tenekelerini takıp, tenekenin seslerinin AYNI NEFESİN SESLERİ olduğunu anlayamayacak kadar basiretimiz mi kapandı?!

    Ben bu çikolata ikramını kabul ediyor, bu ülkenin her mozaiğine de hürmetlerimi sunuyorum…

  5. Ali Ercan Kılıç Says:

    Merhaba Eminimsi,
    Şu sapın samana karıştığı günlerde diyeceğim son kelam:

    ÜLKENİN TÜM MOZAİKLERİ ÜLKENİN EN GÜZEL RESMİDİR.

    VE;

    ADIMA KARAR VEREN SİYASİLERİN ?HİÇ BİRİSİ? UMRUMDA DEĞİL; ANCAK BU RESMİ BOZMAK İSTEYENLERİN TARAFTARLARINA ?KAOS İÇİN HAYIR? DEDİRTTİKLERİNİ İYİ BİLDİĞİMDEN ?EVET? DİYECEĞİM?

  6. babahindi Says:

    az önce internet sitelerine yeni düşen bir habere baktım, berhan şimşek (chp istanbul il başkancığı) isimli goyguycu:”sağda solda gezmeyin gidin sandığa kavga edin” çıkışını yapmış..

    berhan şimşek’in bu çıkışı aklıma paralel bir yorumu daha getirdi, o da;
    bir zamanlar 28 şubat sürecinde, doğan grubunun sözde entellektüel gazetesi milliyet; “topyekün savaş” diye bir başlık atmıştı..

    yani bu ülkede, -bdp’nin de yaptığı gibi- halkın kararları hem tek taraflı yönlendirilmeye çalışılıyor, hem de halkın kararlarının “derinciler” lehinde olması için, halkın kararlarına “şiddet kullanılmaya” çalışılıyor !

    evet halkın kararlarının pozitif tavırlarla, tek taraflı olmamak kaydıyla “yönlendirilmesine” demokratik açıdan olumlu bakabiliriz.

    ancak, halkın kararlarının belli yerlere çekilmesi için “şiddet” kullanılmaya çalışılması, partizanların kışkırtılması; verdiğimiz “evet” kararımızda ne kadar haklı olduğumuzu ıspatlamaktadır !!!.

  7. zomzom bıcırık Says:

    Ben de bilimum 7 sülaleye, eş-dost tanıdıklara birer tane göndericiim ikramlarınızdan…

  8. marco paşa Says:

    Bu sözümüz MHP’ye, CHP’ye ve BDP’ye…

    “Sermayesi KAOS olanın, burnu fitneden kurtulmaz !”…

  9. ROJDA Says:

    BDP?nin ??. ili, ??.. ilçesindeki toplantısına dün gittim ve aynen kulanılan cümle; ?Arkadaşlar referandum gününe kadar ev ev dolaşın ve boykota destek isteyin? denildi, ben de aynen kabul alkışını tuttum..

    Ne var ki devamında; ??Arkadaşlar Kürt (Ben de Kürt?üm) halkına söylemlerimizin beton etkisi yapabilmesi için GERGİNLİĞİN HARCINI devam ettirmeliyiz ve bu çok önemli, haydi dağılıyoruz? denildi.

    O an itibarı ile BDP?yi terk-i diyar ettim.
    Çünkü; ?Klasik söylem? diye itiraz ettiğim; ?BDP kaos için kaosu koruyor, bu nedenle kaos biterse BDP?de biter? söylemine hak vermiş bulunmaktayım..

    AKP?li de değilim, asla da olamam, ne var ki; ?Yetmez ama evet? söylemini, bin yıllık kardeşliğin devamı için artık destekleyenlerdenim.

  10. tahtacıbaba Says:

    Ozan Arif MHP’ye bir kez daha posta koydu,

    Eşarplı bacımı ya vekil seçmem,

    Yahut da seçersem başını açmam,

    Kavga ise kavga, kavgadan kaçmam

    Değişen ben miyim, yoksa onlar mı?

    http://www.bugun.com.tr/video/117342-haberin-videosu.aspx

  11. Dede Says:

    iyi hoş da; bu çikolata acı çikolata olmalı ki, birilerine zakkum gibi geliyor. veyahut o birileri çöplükte yıllardır kala kala, çöpün kokusunu alamayanlara benzemişler.

  12. referandumu pas geçenler Says:

    AKP bizi ekonomik meselelerde yaktı., CHP demagojilerle darbecilere ?avukatlık? yaptı, MHP 12 Eylül işkencecilerini temize çıkardı ve işkence gören partililerine ihanet etti, BDP de sözde tarafsız kalarak CHP & MHP & darbecilere dolaylı destek verdi ve Diyarbakır Cezaevi günlerini unuttu. Asla ?Hayır? demeyeceğim, ama neden ?Evet? demeliyim?

  13. kerkenez Says:

    REFERANDUMA DOLAYLI “HAYIR” DİYEN BDP’YE İTHAF OLUNUR !

    ?Diyarbakır Cezaevi ?Gerçeğiyle Yüzleşme Araştırma ve Adalet Komisyonu raporundaki akıllara durgunluk veren işkence yöntemlerinden sadece bir kaçını anımsatalım:

    Köpek saldırtma: Tutuklu çırılçıplak soyulur, kurt köpeği üzerine saldırtılırdı.
    Zincir: Tutuklu tek ayağından zincire bağlanır, bu zincir yüksek bir yere asılır, tutuklu bayılıncaya kadar askıda kalırdı.
    Germe: Tutuklunun bir bacağı merdiven kenarlığına bağlanır, diğer bacağı da açık bırakılan koğuşun gözetleme deliğine bağlanıp kapı kapatılır, tutuklunun bacakları koğuş kapısının eni kadar gerilir ve öyle kalırdı.
    Ayaktan asma/Tepe: 50-60 kişi havalandırmaya alınırdı. Gardiyan ?tepe ol? komutu verince tüm tutuklular üst üste bindikten sonra, bir tutuklu da üst üste yatan tutukluların üstüne çıkar, İstiklal Marşı?nın on kıtası okutulurdu.
    Kantar: Tutuklular havalandırmada çırılçıplak soyundurulup tek sıra halinde dizilirler, sıranın ön tarafında duran tutuklu sırt üstü yatırılırdı. İkinci tutuklu, yatan tutuklunun testis ve erkeklik organlarından tutarak yukarı kaldırır, tutuklunun kaç kilo geldiğini söylemesi istenirdi.
    Cop Sokma: Gardiyanlar copu zeytinyağına batırır ve yağlı copu tutuklunun makatına zorla sokardı. Sonra bu copu kendisine ya da bir başka tutukluya yalatırlardı.
    Çek-Çek: Tutuklu çırılçıplak soyundurulur ve erkeklik organına bir ip takılırdı. Gardiyan ipin diğer ucunu alıp hızla koşar, tutuklu da zorunlu olarak gardiyanın peşinden koşar.
    Lağım suyuna sokma: Tecrit bölümünün alt katındaki bazı tuvaletlerin delikleri tıkanır. Hücrelerin pisliği ve lağım suları burada biriktirilir, diz boyu kadar oluşturulan pisliğin içine tutuklu atılır ve pislik yedirilirdi.
    Kitap okuma: Koğuşta bir tutuklunun eline kitap verilir, tutukluya avazı çıktığı kadar yüksek sesle tek tek sözcükler okutulurken, diğer tutuklular bu sözcükleri tekrarlarlardı. Sabahtan akşama kadar yapılan bu işlem sırasında, tutuklular ayakta durmak zorundaydı.
    Sigara içirme: Koğuşta kalan tutukluların eline beş adet sigara verilir, sigaraların tümü yakılarak devamlı ağzında tutulurdu. Gardiyanın ?çek-bırak? komutuyla sigaralar bitinceye kadar içirilir, sigaralar -filtreleri dâhil- tutuklulara yedirilirdi. Bu sırada koğuş pencereleri kapatılır, havasızlık ve dumanla boğulma ortamı yaratılırdı.
    Banyo: Tutuklular çırılçıplak soyundurulur ve tek sıra halinde banyoya götürülürdü. Banyoda sabun kullanılmazdı. Hortumla tazyikli su tutukluların üzerine fışkırtılırdı. Daha sonra tutuklular koridora çıkarılır, ?yat-sürün? komutuyla tutuklular yerlerde süründürülerek koğuşlarına götürülürdü.
    Sayım düzeni: Tutuklular günde en az beş kez sayılırdı. Her sayımdan önce tutuklular sayım düzenine geçer, sayım talimi yaptırılır, yüksek sesle tekmil verilir, rahat-hazır ol ile çöker kalkarlardı.
    Lokomotif: Tutuklular havalandırmaya çıkarılır, iki kişi çırılçıplak soyundurulur, bunlardan birisi domalıp iki eliyle diz kapaklarını tutar, diğeri de arkadan kucaklardı. Gardiyanın ?uygun adım marş? demesiyle her iki tutuklu havalandırmada dolaşırlar, diğer tutuklular zorunlu olarak izlerdi.
    İşeme: Havalandırmada bir tutuklunun yere yatması istenir, diğer tutuklulara yerde yatan tutuklunun yüzüne işemesi istenirdi.
    Tecavüz: Cezaevinde görev yapan gardiyanlar, genç tutuklulara merdiven altlarında zorla tecavüz ederlerdi. Ayrıca iki tutuklu çırılçıplak soyundurularak birbirlerine tecavüz etmeleri istenirdi.
    Verem: Veremlilerle sağlam tutuklular birbirinden tecrit edilmez, aynı kapta yemek zorunda bırakılırdı. Aynı battaniyenin altında yatırılırlardı. Veremlilerin balgamları tahlil yapılacak bahanesiyle toplanır, karavanadaki yemeklere karıştırılır ve bu yemekler tüm tutuklulara yedirilirdi.

ssssssssssssssssssssssssssssssssss