Sevgili(!) Tuncay Özkan, Kanaltürk ü (Yılaaan) diye bağırdığı Fetullah Gülen’e yakınlıklarıyla tanınan Bugün gazetesinin sahiplerine satmış. Vallahi ne diyeyim, beklemezdim Tuncay dan desem yalan olacak.
Çok fazla yazı da yazmak istemiyorum.
(eski) Kanaltürk müdavimlerinin gazını alacak bir fotoşop ve hürriyet.com.tr de ilgili habere yapılan yorumlarla sizi başbaşa bırakıyor, çoşkun bekirim ve ekürilerinin köşebaşlarından yazacaklarını merakla bekliyorum…
|
||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||
capon; Sevgili saltanat, sen bizi yanlış anladın. Biz saltanat olmasın derken Osmanlı Hanedanının saltanatını kastetmiştik. Vahidettin baban Malaya zırhlısına binince saltanatın bu ülkeyi terk edebileceğini mi sandın, bırakır mıyız seni haşmetmahım…
çoban; Ama bakınız Nutuk; Atatürk şöyle diyor; “Efendim, dedim. Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye, müzakere ile, münakaşa ile verilmez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milletinin hakimiyet ve saltanatına vazıulyed olmuşlardı [el koymuşlardı]. Bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdi [devam ettirmişlerdi]. Şimdi de Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatını, isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir emrivakidir. Mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal olacaktır. Burada içtima edenler, meclis ve herkes, meseleyi tabii karşılarsa, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde yine hakikat, usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.”
çoban; Paşam; “Mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal olacaktır.” demişti ama !
Karışır ortalık Allahıma
çoban; en iyi onlar biliyor o zaman demi abi, yau o zaman bunlar babadan oğula yönetsin bu ülkeyi,
liyakat desen aileden geliyor işte…
capon; efferin bak gafan çalışmaya başladı, işte saltanat dediğimiz olay budur.
çoban; abi bee, ben de; Allah gecinden versin Çoşkun Bekir göçüverirse yerine kim geçecek diye düşünüyordum.
Diyorum ki çoşmuş bekiri, klonlamanın yasal olarak yapıldığı uluslararası deniz sahasına götürelim, klonlayalım
etinden, sütünden, derisinden, gerisinden faydalanalım, demi abi, abi şşş
Sevinmeyin demokratlar, üzülmeyin ulusalcılar, yanlış anlaşılmaya mahal vermeden ivedi ikinci cümleye geçelim. Ergenekon diye birşey var+dı lı geçmiş zaman… ?=
Bugün çetelerin, ıvır zıvır oluşumların ortadan kalkması için dik-siyaset, güçlü yargı, çingene medya dan oluşan üçlü sac ayakları gerekiyor. Ergenekon meselesinde üçüncüsü yok. Medya, Susurluk olayında gösterdiği takibi Ergenekon da göstermiyor, gösteremiyor. Önemli iki nedeni var;
1. Susurluk olayı çözülünce benden(!) olmayan siyasetçiler zor durumda kalıyor, çeteci durumuna düşüyor - Ergenekon çözülürse benden(!) olmayan siyasetçilerin çete çökertip halkın gözüne girebilme riski oluşabiliyor.
2. Susurluk olayı çete, mafya-siyaset-emniyet üçgeninden oluşuyordu. Yayın yaparken rahatlıkla isim verip hedef gösterebiliyorlardı - Ergenekon olayında ise çete bizzat emekli askerlerin yönetiminde faaliyetini sürdürüyor. Haliyle büzük yemiyor.
Çözülmesini istemeyenlerin gücü isteyenlerden daha fazla. Matematik çokta karmaşık bir bilim değil fakat bazı çarpanlar, yerinde kullanılmayan artı eksi işaretleri sonucu etkiliyor. En basitinden Rauf Denktaş çıkıp “Ben Ergenekon u gerçek sanmıştım, İlhan Selçuk u gözaltına aldıklarında anladım ki gayriciddi bir dava” diyerek x in önüne (-) koymaya kalkışabiliyor.
Bu örgütü kimin kurduğunu, ne amaçladığını, bütün isimleri sokaktaki çocuk dahi biliyor fakat kimse bilmiyor.
Bakın sizin blogçunuz korkmuyor ve diyor ki;
Sevgili Aytaç Yalman, Şener Eruygur, Özden Örnek ve emekli saz arkadaşları, lütfen İzmir Urla’da alacağınız arsalara güzel güzel villalarınızı yaptırıp emekliliğin tadını çıkartınız. Hafta sonları Urla İskelede balık, katmer, yolluca adasındaki sosyal tesislerde lahmacun yiyiniz, Hilmi Özkök’ün harika manzaralı evinde çay içmeye gidiniz. İllaki silah tutacaksanız uzunadada domuz avlayınız. Türk gençliğine güveniniz.
Saygılar efendim… eminimsi