Diloş Hanım’dan Doğum Günü Hediyesi

Sene-i Devriye

Zaferlerle dolu Ağustos ayı, al sana bir kutlu gün daha… eminimsi blog un doğum günü gelmişte geçiyor…

Çakmaya, yakalamaya başlayalı sene dolmuş, bize asır gibi gelir… Yok yahu, daha bir sene mi oldu diyor insan içinden. He valla bir sene…
Güzel dostlukları, ilginç düşmanlıkları, kahkahayı, siniri, eğlenceyi, gerginliği bir arada yaşadık…
Büyüdük…

Nereden bulaştık dedik, beter ol dedik, bazen bilmememiz gereken şeyleri öğrendik, bunu nasıl çizeriz dedik, acaba yeni yaptığımız eskisini aratır mı dedik, dedik oğlu dedik… Su yolun buluyor…
Öğrendik…

Hayat devam ettikçe kalp kırmaya, gönül almaya, acıtmaya, güldürmeye, kızdırmaya, eğlendirmeye, düşünmeye, düşündürmeye, büyümeye, öğrenmeye devam edeceğiz…

Bütün bunların sonunda terazinin doğru kefesi yere daha yakınsa seviniriz…

(Vaaz bitti cemaat dağılabilir)

Gerçek dostlar hariç, bakalım onlara daha ne terbiyesiz çakmalar hediye edeceğiz…

Nice sinir bozucu mutlu yıllara efem :D

Ergenekon Bitti (mi?)

balon.jpgSevinmeyin demokratlar, üzülmeyin ulusalcılar, yanlış anlaşılmaya mahal vermeden ivedi ikinci cümleye geçelim. Ergenekon diye birşey var+dı lı geçmiş zaman… ?=
Bugün çetelerin, ıvır zıvır oluşumların ortadan kalkması için dik-siyaset, güçlü yargı, çingene medya dan oluşan üçlü sac ayakları gerekiyor. Ergenekon meselesinde üçüncüsü yok. Medya, Susurluk olayında gösterdiği takibi Ergenekon da göstermiyor, gösteremiyor. Önemli iki nedeni var;

1. Susurluk olayı çözülünce benden(!) olmayan siyasetçiler zor durumda kalıyor, çeteci durumuna düşüyor - Ergenekon çözülürse benden(!) olmayan siyasetçilerin çete çökertip halkın gözüne girebilme riski oluşabiliyor.

2. Susurluk olayı çete, mafya-siyaset-emniyet üçgeninden oluşuyordu. Yayın yaparken rahatlıkla isim verip hedef gösterebiliyorlardı - Ergenekon olayında ise çete bizzat emekli askerlerin yönetiminde faaliyetini sürdürüyor. Haliyle büzük yemiyor.

Çözülmesini istemeyenlerin gücü isteyenlerden daha fazla. Matematik çokta karmaşık bir bilim değil fakat bazı çarpanlar, yerinde kullanılmayan artı eksi işaretleri sonucu etkiliyor. En basitinden Rauf  Denktaş çıkıp “Ben Ergenekon u gerçek sanmıştım, İlhan Selçuk u gözaltına aldıklarında anladım ki gayriciddi bir dava” diyerek x in önüne (-) koymaya kalkışabiliyor.

Bu örgütü kimin kurduğunu, ne amaçladığını, bütün isimleri sokaktaki çocuk dahi biliyor fakat kimse bilmiyor.

Bakın sizin blogçunuz korkmuyor ve diyor ki;

Sevgili Aytaç Yalman, Şener Eruygur, Özden Örnek ve emekli saz arkadaşları, lütfen İzmir Urla’da alacağınız arsalara güzel güzel villalarınızı yaptırıp emekliliğin tadını çıkartınız. Hafta sonları Urla İskelede balık, katmer, yolluca adasındaki sosyal tesislerde lahmacun yiyiniz, Hilmi Özkök’ün harika manzaralı evinde çay içmeye gidiniz. İllaki silah tutacaksanız uzunadada domuz avlayınız. Türk gençliğine güveniniz.
Saygılar efendim…
eminimsi

www.eminimsi.com

“Yeni Gönderi” butonuna basıp blogspot taki son gönderimi yazıyorum.
O kadar seven ve çok seveni olan biri olarak, ömerenis hıyarının bütün geciktirme ve yıldırmalarına rağmen .com umuza kavuştuk. Hayırlı uğurlu olsun…
Buyrun…

İtiraftır (iftirada olabilir…)

eyvaheyvah.jpg

Bu yazıyı yazmıyayım diye beni tehdit etseler de, ben paramı alamadığım için yayınlarım arkadaş.
Tayyip, Bekir ve Ben, seçimlerden önce buluştuk.
Halbuki plan basit ve güzel idi; Bekir Coşkun vatandaşa sövecek, Ben Bekir Coşkun’a sövecem, Tayyip mağdur olacak, oylar artacaktı. Netekim feci arttı da. “Göbeğini kaşıyan adam” ı da ben buldum. Önce “Eliyle apış arasını karıştıranlar” diye düşünmüştüm. Ama Bekir Coşkun “Beni sokakta döverler abi” deyince, biraz daha yumuşatıp “Göbeğini kaşıyan adam” yaptık. Tayyip in de çok hoşuna gitti. Onbeş dakika bil-fiil güldü. “Oylaarrr” diye bağırıp durdu.
Arkadaşım; %47 karşılığı 470,000 $ (dörtyüzyetmişbin amerikan doları) mı vermezseniz, 2009 yerel seçimler için yaptığımız planları anlatırım şerefsizim…

“Espriden anlamayan okuyucu bir gün gülsün diye…”
Alexander Mirko Mirkelam (1773-1845)