eminimsi 3 yaşında

Kabus gibiydin 2009, sonunda bittin !

Paylaş

Uzun zamandır mim pası yapmıyordum veya almıyordum, sevgili ömer enis paslamış.
Onun başlangıçtaki duygularıyla ben de bu yazıyı yazmak istemiyordum fakat orta yapılmış, rövoşataya çıkmak lazım…
Benim için rezil bir yıldı 2009.

Yaklaşık on senedir hayatımda işleyen tuhaf bir formül var; Sonu çift sayı olan yıllar iyi, tek sayı olan yıllar kötü geçiyor. Ve geldik tekrar çift sayıya. Fakat bu sene bunu çok iyi ayarlama ve tek sayılara taşıma konusunda azimliyim (ya da öyle görünüyorum). Detaylara girmek, yol haritası çizmek niyetinde değilim, öyle de hazır birşey yok zaten. Bu yazıyıda mecburen yazdım…

Fakat teamüllere aykırı iş yapmamak için en azından mim yollayalım. Sevgili Nusret te birşeyler karalasın.
Sevgilerle…

eminimsi 2 yaşında :)

Paylaş

2eminimsi 2 yaşında…

Zor ve cesur işler yaptık desem çok mu megaloman olurum ?
Yok, olmazsın demeyin biliyorum değilim ;)

Bazen bilgisayar başında, bazen araba kullanırken, bazen yemek yerken, televizyon seyrederken aklıma gelen, ceo ve ömer enis tabiriyle çakmaları üretip burada sizlerle paylaştım.

Sinirlendim, kahkahalarla güldüm, şaşırdım ve pek tabi tedirgin oldum…

İki senede binlerce yorum okudum, sildim, onayladım. Sinkafsız olsa dahi bazı yorumların ne kadar tehlikeli olabileceğine şahit oldum.

2 gün önce bu yorumlardan derlediğim “BU BLOGUN AMACI NE ?” başlıklı bir sayfa ekledim
O sayfaya mail yoluyla verilen iki farklı tepkiyi aynen kopyalayarak sizinle paylaşıyorum;

- “95 yılında zülfü livaneli bir televizyoon programında eski bir cia başkanının itiraflarını anlatmıştı sovyetler dağılınca 250000 kgb ajanı boşta kaldı, bunların önemli bir kesimi türkiye de yaşıyor bu konuda eminim bunlardan biride sensin” mustafa korkmaz

- “yorumlara bakınca ne kadar düzgün işler yaptığın belli oluyor. Bu yorumlar kesildi mi bilki yanlış giden bişeyler var :)” tansel parlak

Daha nice paranoya ve-veya destek mailli yıllara…

Diloş Hanım’dan Doğum Günü Hediyesi

Sene-i Devriye

Paylaş

Zaferlerle dolu Ağustos ayı, al sana bir kutlu gün daha… eminimsi blog un doğum günü gelmişte geçiyor…

Çakmaya, yakalamaya başlayalı sene dolmuş, bize asır gibi gelir… Yok yahu, daha bir sene mi oldu diyor insan içinden. He valla bir sene…
Güzel dostlukları, ilginç düşmanlıkları, kahkahayı, siniri, eğlenceyi, gerginliği bir arada yaşadık…
Büyüdük…

Nereden bulaştık dedik, beter ol dedik, bazen bilmememiz gereken şeyleri öğrendik, bunu nasıl çizeriz dedik, acaba yeni yaptığımız eskisini aratır mı dedik, dedik oğlu dedik… Su yolun buluyor…
Öğrendik…

Hayat devam ettikçe kalp kırmaya, gönül almaya, acıtmaya, güldürmeye, kızdırmaya, eğlendirmeye, düşünmeye, düşündürmeye, büyümeye, öğrenmeye devam edeceğiz…

Bütün bunların sonunda terazinin doğru kefesi yere daha yakınsa seviniriz…

(Vaaz bitti cemaat dağılabilir)

Gerçek dostlar hariç, bakalım onlara daha ne terbiyesiz çakmalar hediye edeceğiz…

Nice sinir bozucu mutlu yıllara efem :D

www.eminimsi.com

Paylaş

“Yeni Gönderi” butonuna basıp blogspot taki son gönderimi yazıyorum.
O kadar seven ve çok seveni olan biri olarak, ömerenis hıyarının bütün geciktirme ve yıldırmalarına rağmen .com umuza kavuştuk. Hayırlı uğurlu olsun…
Buyrun…

İtiraftır (iftirada olabilir…)

Paylaş

eyvaheyvah.jpg

Bu yazıyı yazmıyayım diye beni tehdit etseler de, ben paramı alamadığım için yayınlarım arkadaş.
Tayyip, Bekir ve Ben, seçimlerden önce buluştuk.
Halbuki plan basit ve güzel idi; Bekir Coşkun vatandaşa sövecek, Ben Bekir Coşkun’a sövecem, Tayyip mağdur olacak, oylar artacaktı. Netekim feci arttı da. “Göbeğini kaşıyan adam” ı da ben buldum. Önce “Eliyle apış arasını karıştıranlar” diye düşünmüştüm. Ama Bekir Coşkun “Beni sokakta döverler abi” deyince, biraz daha yumuşatıp “Göbeğini kaşıyan adam” yaptık. Tayyip in de çok hoşuna gitti. Onbeş dakika bil-fiil güldü. “Oylaarrr” diye bağırıp durdu.
Arkadaşım; %47 karşılığı 470,000 $ (dörtyüzyetmişbin amerikan doları) mı vermezseniz, 2009 yerel seçimler için yaptığımız planları anlatırım şerefsizim…

“Espriden anlamayan okuyucu bir gün gülsün diye…”
Alexander Mirko Mirkelam (1773-1845)

ssssssssssssssssssssssssssssssssss