Gazetecilik ve Oryantalizm

Paylaş

oryan.jpgOryantalizm, doğuyu batılı bir gözle algılama anlamına da gelse, bu başlıkta daha çok nesneleri bir gün başka, diğer gün çok daha başka şekilde görme, algılatmaya çalışma yada amiyane tabiriyle kıvırma anlamında da kullanabiliriz. Aynı haberi farklı yorumlamayı sütün rengini beyaz, krem yada zorlamayla gri çeşitlemeleriyle maruz görebiliriz. Fakat siyah dendiğinde (Başbakanın dilimize kattığı), demek ki ön kabulü varmış özdeyişini kullanabiliriz. Tıpkı Sayın Sezer’in 60. Hükümetin Kabine listesini geri çevirmesine yapılan yorumlar gibi.

Hürriyet : Ben o listeye hiç bakmam

Zaman : Sezer’den jest

Yeni Şafak : Halefine bıraktı

Milliyet : LİSTEYE BİLE BAKMADI

Ahmet Hakan : Memnuniyetsizliğin dışavurumu

Örnekleri uzatmaya gerek yok, aslında örnekleri okuduktan sonra bu yazıyı yazmaya bile gerek yok. Sizde olaya iyi tarafından bakabilirsiniz; ne güzel, çok sesli bir ülkede yaşıyoruz, bunlar bahçedeki çeşitli çiçekler gibi diyebilirsiniz. Fakat doğru, bugün doğru yarın yanlış oluyorsa, buna çok seslilik demek çok masum kalmaz mı ?  Dün borsa yükselirken, ne olacak canım, % 70 i yabancıların elinde ki borsa yükselse ne olur derken, bugün borsa düşerken köşesinde “Seninle ne alakası var ki, Japon ev kadını Akiro, kimonosunu satıp TL’ye yatırmış da, sonra geri çekmiş de, senin borsan o yüzden düşmüş filan… Carry trade mi diyorlarmış ne… Hem zaten kimdir bu Akiro?” diyen yazarlarımıza, sanane kardeşim, borsanın % 70 i zaten yabancılarda denme hakkı doğmaz mı ?

(Genelkurmay Başkanı’nın dilimize kattığı) sözde değil  özde dürüst gazeteci olmalıyız sözü bu yazının sonuna güzel yakışır.

Posted in Kategorilenmemiş.

Comments are closed.

ssssssssssssssssssssssssssssssssss