bu haberle, her nedense önce yök başkanı prof. dr. yusuf ziya özcan’ın demokratik mücadelesi geçti gözümün önünden…
ancak olaya kartal bakışı yaptığımızda, güncel tartışmamız olan “savcı savaşları” meselesiyle eşgüdümde bir konu olduğu paralelliğini kurdum…
türkiye’de kuvvetler ayrılığı yerine, özellikle yargının, yasama ve yürütmeye karşı “kuvvet üstünlüğü kurma stratejisi” var..
örneğin;
anayasa mahkemesi kararlarıyla yasama (tbmm) kararlarını, danıştay kararlarıyla yürütme (yök, belediyeler vb) kararlarını “engelleyerek” hem teorik modernite-evrensel açılımları, hem de devletin pratik uygulama alanlarını yargı yolu ile “sıfırlamak” istiyorlar.
böylece yargı, “yasama ve yürütmeye karşı baskın bir hale gelecek” şeklinde düşünüyorlar.
yargının, “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” veciz sözüne rağmen, egemenliğin tecellisi tbmm’ni “ast” yapma hamlesini hangi evrensel kuvvetler ayrılığı prensibi içerisine koyacağız?!..
veya, 72 milyon yurttaşın tecellisi tbmm’yi ve o’nun yürütmeyle eş bölüşümleşmiş kararlarını terk edip, 11 hsyk üyesinin kararlarını nasıl “üst” kabul edeceğiz?!..
Şubat 18th, 2010 at 17:59
bu afişi 28 şubatta darbeye karşı 70 milyon adım mitinginde pankart olarak kullanabilir miyiz??? süper olmuş gerçekten. ellerinize sağlık.
Şubat 18th, 2010 at 19:40
iyi fikir
Şubat 18th, 2010 at 21:49
bunun bahçeli versiyonu : 1 metre yaklaşanı kodumu oturturum uleynnnnnnnnn
Şubat 19th, 2010 at 00:19
Ellerinize sağlık.
Nijer’de darbe olmuş şimdi tartışma zamanı gençler;
Türkiye Nijer olur mu? diye.
Şubat 19th, 2010 at 11:37
bu haberle, her nedense önce yök başkanı prof. dr. yusuf ziya özcan’ın demokratik mücadelesi geçti gözümün önünden…
ancak olaya kartal bakışı yaptığımızda, güncel tartışmamız olan “savcı savaşları” meselesiyle eşgüdümde bir konu olduğu paralelliğini kurdum…
türkiye’de kuvvetler ayrılığı yerine, özellikle yargının, yasama ve yürütmeye karşı “kuvvet üstünlüğü kurma stratejisi” var..
örneğin;
anayasa mahkemesi kararlarıyla yasama (tbmm) kararlarını, danıştay kararlarıyla yürütme (yök, belediyeler vb) kararlarını “engelleyerek” hem teorik modernite-evrensel açılımları, hem de devletin pratik uygulama alanlarını yargı yolu ile “sıfırlamak” istiyorlar.
böylece yargı, “yasama ve yürütmeye karşı baskın bir hale gelecek” şeklinde düşünüyorlar.
yargının, “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” veciz sözüne rağmen, egemenliğin tecellisi tbmm’ni “ast” yapma hamlesini hangi evrensel kuvvetler ayrılığı prensibi içerisine koyacağız?!..
veya, 72 milyon yurttaşın tecellisi tbmm’yi ve o’nun yürütmeyle eş bölüşümleşmiş kararlarını terk edip, 11 hsyk üyesinin kararlarını nasıl “üst” kabul edeceğiz?!..
Şubat 23rd, 2010 at 19:02
darbeler devrinin kapandığını sanıyosan,
“nah!” yaz 1982′ye kısa mesaj gönder; başına gelsin!.