Bu Akşam Darbe Olma İhtimali

darbe.jpg

28 Ağustos’tan önceki son Cuma. Bugün darbe, post-modern darbe, muhtıra, e-muhtıra gibi seçeneklerden birinin gelenekler de olduğu gibi mesai saatinden hemen sonra yapılacağını bekleyebilir miyiz? Elbette bekleyebiliriz. 10 gün boyunca yaşadığımız olaylara bakarsak, evet. Sistem bekçisi bir gazeteci gazetesinden kovuluyor, Aziz nesin’in MİT ten maaş aldığı ortaya çıkıyor, Başbakan’ın imasıyla birlikte cumhuriyete sahip çıkıma kampanyaları başlıyor, Kayseri’li eşi başörtülü bir vatandaş Cumhurbaşkanı olmak üzere, bunların üstüne bir blog yazarı halkın bütün kesimlerince çok sevilen yazarlara karşı fotomontajlı saldırı başlatıyor. Eh be kardeşim, bu kadar olaydan sonra darbe olmayacak diyenin aklına şaşarım.

Siz bu yazıyı okuduğunuz sırada ben çoktan İpsala kapısından çıkmış olacağım. Türkiye ile siyasi suçluları iade anlaşması olmayan bir ülkeye gidiyorum. Sizde tankların gölgesinde yaşamayı öğrenin artık. (Bu arada aldığım bir duyuma göre, darbeden sonra kurulacak hükümetin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Aydın Doğan, Çevre ve Orman Bakanı da Bekir Coşkun olacakmış, sizce diğerleri kim olur tahmin edin bakalım.)

Bekir Coşkun’da Başbakan’a, Arabistan’a Git Demiş.

Başbakan’ın ifadelerine karşılık Cunda adasından kaleme aldığı duygusal yazılarla demokrasi kampanyası başlatan Hürriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun’un, bir yıl önce Erdoğan için “Arabistan’a gitsin” dediği ortaya çıktı. Coşkun, başörtüleriyle okumak isteyen kız öğrenciler için “İstiyorlarsa Suudi Arabistan’a gitsinler.” diyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, “Çöl yolcuları” başlıklı bir yazıyla destek verdi. Coşkun, 9 Mayıs 2006 tarihli yazıda şu ifadeleri kullandı: “Bence bu arkadaşlar develere binip ‘İslam’a uygun laik anayasa yapılır’ diye hep birlikte Arabistan çölüne açılabilir. Öndeki devede fikir babası olarak Bülent Arınç olmalı. Elbette Başbakan ve diğerleri de…”

Yazının tamamı…

Mizansen yazılarımdan dolayı uyduruyor diyebilirsiniz diye söylüyorum; Linke tıklayarak Hürriyet’in arşivinden 9 Mayıs 2006 tarihli yazıyı okuyabilirsiniz. Kaç gündür gazetelerde ve televizyonlarda ağlaya ağlaya duygu sömürüsü yapan, benim gidecek yerim yok gibi laflarla arabesk yapan, eşim dedi ki “Fransız büyükelçiliği pasaport vermek istedi” gibi laflarla, acitasyon kumpasıyla hükümeti zor duruma düşüreceğini zanneden yazar için yapılan bir haber. 

top.jpg

İbretle okudunuz. Aslında bugün size Cumhurbaşkanı olması durumunda Abdullah Gül’ün onuruna ordunun atacağı 101 top atışından bahsedecektik. Çünkü o TOPların listesini ele geçirdik. Bazı gazetelerden 1-2 tane, bazıları ise tulum çıkarmış. Bugün açıklamıyoruz.(pazarlıklar devam ediyor) Belki yarın.

Vatandaşlıktan Çıkarılmalar Başladı.

olay.jpgBaşbakanın talimatıyla başlatılan operasyonlarda, Abdullah Gül’ü tanımayanlar TC vatandaşlığından çıkarılıp sınırdışı edilmeye başlandı. Dün gece yaşanan bu görüntülerde, aralarında toplumun sahip çıktığı travesti olan vatandaşlar Kapıkule den sınırdışı edilirken soyunarak olay çıkardılar. Kimi “Ben tövbe ettim, Abdullah Gül’ü çok severim, insan olarak iyi biridir, sadece eşinin başörtüsüne biraz takmıştık” dese de, kapı dışı edilme işlemleri devam ediyor.

Bekir Coşkun Vatandaşlıktan Çıkartıldı.

pasbek.jpg

Geçen gece Başbakanın “Cumhurbaşkanını tanımayan TC vatandaşlığından çıksın” diyerek Bekir Coşkun’u hedef göstermesi üzerine, çok hızlı çalışan Cumhuriyet Savcılarımız Hürriyet yazarının vatandaşlıktan çıkartılması için Bakanlar Kurulunun imzalaması gereken evrakları tamamladılar. Gece geç saatlerde Bakanlara yataklarından bir bir kaldırılarak imzalattırılan evraklarda bir tek Atilla Koç uyandırılırken sorun yaşandı. Sabaha karşı vatandaşlıktan çıkarıldığını öğrenen Bekir Coşkun, Midilli’de kaldığı evden bize ağlayarak yaptığı açıklama da “Olayların buraya varacağını bildiğim için zaten Angola’ ya vatandaşlık için başvurmuştum, onlarda gel zaten bizim laf ebeliği yapan yazar kadromuz eksik, sen büyük bir boşluğu doldurursun dediler” diye konuştu.

Tanımadığı Abdullah Gül’ün 28 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı olacağını öngörürsek, Bekir Coşkun’un en geç 27 Ağustos’a kadar çıkış yapması gerekiyor. İşte Bekir Coşkun’un yeni vatanı;

angola.jpg

(Yine şakaladık:)

28 Ağustos, Zafer Bayramı

cizgiyorum2.jpgBu millet zaferlerinin çoğunu Ağustos ayı içerisinda kazanmış. Belki halkın tümünü kapsayacak bir mutluluk olmasa da 28 Ağustos’ta Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması demokrasi adına bir kazanım olacaktır. Her ne kadar azınlık sınıfında olsa da milletin tümünü temsil edermişcesine yazılar yazan köşe(kapmış-dönmüş)yazarları ”Benim Cumhurbaşkanım olarak kabul etmiyorum” dese de, Abdullah Gül gerçek anlam da temsil oranı yüksek ve güçlü bir Cumhurbaşkanı olacaktır. Yada olabilecek midir?. İşte 28 Ağustos bu yüzden dönüm noktasıdır.

Bekleyeceğiz, göreceğiz belkide göremiyeceğiz.( Çok mu karamsarım, bunca yaşananlardan sonra ?)

Cumhur, Mağrur, Müktedir…

cumgul.jpgCumhuriyet tarihi boyunca halk, belki de ilk defa bu kadar yönetimde etkili olmuştur. Nitekim gücü elinde tutan elit, son dakika manevrasıyla hukuktan bir duvar örmesine ve  o duvarın hala orada durmasına rağmen, yarattıkları engeli ikinci kez kullan(a)madılar. Yeni duvar girişimleri de görmedik değil. Fakat o duvar girişimleri çok cılız kaldı. Ajanslara flaş haber diye geçen 30 Ağustos açıklaması bile pek ilgi bulmadı. Peki ne oldu bu elite, neden müdahele etmiyorlar. Neden şapkadan yeni tavşanlar çıkar(a)mıyolar. Acaba, ne haliniz varsa görün mü diyorlar. Sahip oldukları imtiyazı terk mi edecekler. Oturdukları eve arasıra halkın seçtiklerinden temizlikçi, muhasebeci, sekreter alıyorlar, seçilenlerden biri “yahu bu evin kapısı kuzeyde, o yüzden rüzgar alıyor. yerini değiştirelim” deyince, “Eyvah ülke elden gidiyor, sen nasıl kapıyı değiştirelim dersin” deyip asıyorlar. Başka bir tanesi “camlar çürümüş pimapen yapalım” diye akıl verince; hii sen nasıl yapı taşlarıyla oynarsın deyip bahçede tankları yürütüyorlar.

Şimdi o evin en lüks odasına halktan hemde(hiii!) başörtülü eşi olan biri geldi.

Rövanşist duygularımı bastırıyorum, çünkü üzerimde iktidar mağrurluğu var, benim adım Cumhur…

Mandrake ve Abdullah

husamand.jpgSabin Kanadoğlu’nun görevi size mi verildi Sayın Cindoruk ? Tatilinizi yaptığınız güzelim Cunda adasından gazetelere röportaj, TV’lere canlı yayın konuğu olmak çok mu tatlı geliyor. Ahmet Hakan (arasıra iyi yazılar yazabiliyor) özetlemiş aslında; “Sandık yoluyla önü kesilemeyenin önünü hukuk yoluyla kesmek+Mandrake Cindoruk” İlginçtir, Hüsamettin Cindoruk Adnan Menderes’in avukatlığını yapmış birisi (sonuçtan belli). Şimdi A.Hakan’ın değimiyle sihirbazlık yapıyor;

“Bu Meclis Cumhurbaşkanını seçemez…”

“Abdullah GÜL Cumhurbaşkanı olursa Milletvekilliği düşecek, hemen kayıp trilyon davasından yargılanır…”

Allah aşkına, sizce bu ülkede Mandrakeler ve yardımcısı Abdullahlar biter mi ?

Cam Şişede Maden Suyu Sağlıklıdır…

soda.jpg

İçimize sindiremiyoruz, hazmedemiyoruz Abdullah GÜL’ü diyenlere özel cam şişede sağlıklı, yanında bir dilim limonla servis yapılan Maden Suyu üretiyoruz. Maden Sularımız Anadolu’nun her bölgesinden arıtılarak, arttırılarak el değmeden üretilmiştir. 22 Temmuz seçimlerinde oylarını CHP’ye verdiklerini ıspatlayanlar Maden Suyumuzdan ücretsiz faydalanabilirler. Nasıl ıspat edeceğiz diye dert etmeyin, şöyle karşıdan bir bakışta anlıyabiliyoruz.

Bayilikler verilecektir. İzmir ve Antalya illerimizden herhangi bir bayilik ücreti almıyoruz :)

   

Yar Bana Bir BİLDİRİ !

time1.jpg

Ulusalcılarımız, gözleri www.tsk.mil.tr de bekliyor. Umut fakirin ekmeğidir edasıyla, ne lazım bana demokrasi, beni sevmeyen ölsün diye mırıldanıyorlar. Birbirlerini arıyorlar sabit hattan; varmı bir gelişme bekir, yok be osman akşam 23,00 ü geçsin, Paşa uykudayken geçerler yazıyı belki de.

Hakikaten 27 Nisan’da gecenin o saatinde internet sitesinde yayınlanan yazı bir anda nasılda Türkiyenin gündemine düştü, iki ihtimal var;

Birincisi; Bugün olduğu gibi birileri nöbette bekliyordu,

İkincisi; Yazıyı yayınlayan ajanslara telefon edip, baak ne yazdık dedi.

Peki diyeceksiniz ki bu yazıyla Time’ın 40 yıllık kapağı ne alaka. Anlayan anladı…

NTV, Cumhurbaşkanlığı haberlerinde sınıfta kaldı

cizgiyorum1.jpg

Herkes Genelkurmayın sitesinde nöbet tutuyor. http://www.tsk.mil.tr/

Almanya’da Türk asıllı Milletvekili olan bir kardeşimiz, Alman Genelkurmay Başkanı’nın ismini bilmediğini, ne televizyonda ne de gazetelerde hiç görmediğini söylüyordu.

Dün akşam ibretle NTV ana haber bültenini seyrettik. Diğer kanallarda, Abdullah Gül’ün ziyaretleri, meclisteki aritmek durum, kabul veya reddecekler tartışılırken, NTV’nin haberlerini sunan hanım ablamız, köşe yazarlarını ısrarla askerle ilgili sıkıştırıyordu; “Sizin bildiğiniz birşey varmı, asker ne der acaba, ya kızarsa…”

En sonunda Fikret Bila biraz olsun onu rahatlatacak cümleleri kurdu; “Kıbrıs’ ta konuştu ya, Asker günü birlik politika değiştirmez dedi ya, daha önce ne dediysek aynı şeyler şimdide geçerli dedi ya.”

Şimdilik bu cümlelerle idare edeceğiz, Olur ya bir şeyden haberiniz olur, ilk bizi arayın lütfen :)