Fıkra

Bekir COŞKUN
Yakışıklı…28 Eylül 2007

Tayyip Erdoğan’ın yakışıklı olduğu nereden çıktı dersiniz durup dururken?
ATV ile Sabah’ı almak isteyen Amerikalı Murdoch’un “Ne kadar da yakışıklısınız” demesi ihale hatırına tamam da… Yerli kadınlar korosunun hep birlikte “Yakışıklı ve karizmatik” hükmü ne oluyor?
O, türbanı anayasaya koyup, kadın özgürlüğüne en büyük darbeyi indirmeye çalışırken

İşte Bekir Coşkun’ un uluslararası şöhrete kavuşmuş fıkralarından birini dinleyen bebeğin hali…[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=XEctR8WluSw]

Bekir Coşkun Vatandaşlıktan Çıkartıldı.

pasbek.jpg

Geçen gece Başbakanın “Cumhurbaşkanını tanımayan TC vatandaşlığından çıksın” diyerek Bekir Coşkun’u hedef göstermesi üzerine, çok hızlı çalışan Cumhuriyet Savcılarımız Hürriyet yazarının vatandaşlıktan çıkartılması için Bakanlar Kurulunun imzalaması gereken evrakları tamamladılar. Gece geç saatlerde Bakanlara yataklarından bir bir kaldırılarak imzalattırılan evraklarda bir tek Atilla Koç uyandırılırken sorun yaşandı. Sabaha karşı vatandaşlıktan çıkarıldığını öğrenen Bekir Coşkun, Midilli’de kaldığı evden bize ağlayarak yaptığı açıklama da “Olayların buraya varacağını bildiğim için zaten Angola’ ya vatandaşlık için başvurmuştum, onlarda gel zaten bizim laf ebeliği yapan yazar kadromuz eksik, sen büyük bir boşluğu doldurursun dediler” diye konuştu.

Tanımadığı Abdullah Gül’ün 28 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı olacağını öngörürsek, Bekir Coşkun’un en geç 27 Ağustos’a kadar çıkış yapması gerekiyor. İşte Bekir Coşkun’un yeni vatanı;

angola.jpg

(Yine şakaladık:)

Yılmaz Özdil, Kalem, Kalemtraş

karakoy_vapur01.jpg

Yılmaz Özdil’le geçen anınız var mı diye sormuş; blog sayfamızın müdavimlerinden Yavuz kardeşimiz, olmaz mı. Benim ömrüm Yılmaz, Emin ve Bekir’le geçti. Gerçi Hıncal’la da yaşadıklarımız var fakat onlar pek anlatılacak şeyler değil(+18).

Yılmaz Özdil’in kalabalıklardan neden çok korktuğunu (örnek: %47 kadar kalabalığa korkudan bağırıp çağırması gibi.) başımızdan geçen bir olayla anlatayım. Bendeniz iyi bir Fenerbahçeliyim, Yılmaz da o zamanlar küçük, onu da Fenerbahçeli yapayım diye uğraşıyorum. Dedim ki seni maça götüreyim Kadıköy’e, olur dedi gidelim. Hafta içi Türkiye kupası maçıydı sanırım. Ben biletleri iki gün önceden aldım. Maç günü Aksaray’dan otobüsle Sirkeci’ye geldik, vapurla Kadıköye geçmek için jetonlarımızı alıp turnikelerden geçip vapurun yanaşmasını beklemeye başladık. O kadar çok yolcu varki, bekleme salonunda havasız kalmaya başladık. Sonunda vapur yanaştı, gelen yolcular tahliye olmaya başladı. Tahliye işlemi bitince önümüzdeki büyük sürgülü kapılar açıldı. Bir anda herkes vapura hucum etmeye başladı. Yılmaz küçük, birazda tombalak, kalabalığın içinde yere düştü. At sürüsü gibi herkes üzerinden geçti. Bizim Yılmaz’ın altta kaldığı saniyelerde bazı aletleri ezildi, kırıldı, kullanılmaz hale geldi (gözlük,kalem v.s.). Ben bu olayın onda kaybettirdiklerini daha sonra öğrendim. Gerçi başlarda tahmin etmiştim, fakat yine de düzelir diye düşünmüştüm.

Evet, Yılmaz’ın kalemi kırılmıştı, artık kalemini kullanamıyordu. Onun depresyon halini bir ben bilirim, birde Allah. Burdan ona seslenmek istiyorum; Sevgili Yılmaz, Allah kimine kalem, kimine de kalemtraş olma görevi vermiş, dünya imtihan dünyası, bugün kalemsin yarın kalemtraş, önemli olan kalemtraş olduğunda da bundan keyif alabilmen. Alıyor musun bilemiyorum ama sanırım alıyorsun.İşte bu yüzdendir ki Yılmaz Özdil agorafobi olmuştur.

Kürek, Top, Delik

golf.jpgBekir Coşkun ve Emin Çölaşan’la anılarım bitmez bizim, dile kolay 22 yıl, İkisi benim yazılarıma öyle yorumlar yazıyor ki, yayınlasam değil Türkiye’de Dünya’da Samanyolu Galaksisinde kapatırlar Worpress’i.

Bunlar o zaman İstanbul’a yeni gelmişlerdi. Haydarpaşa Gar’ından aldım, Cağaloğlu’na getireceğim, Bekir Coşkun ”Biraz dolaşalım abi, İstanbul’un güzel yerlerini göster bize. Tamam dedim, sabaha kadar ikisine de güzel Yerler gösterdim. Sabah canları sıkıldı, aynı yerler hep. Emin Çölaşan “Abi ben Ankara’da golf öğrendim, oynayacak yer varsa oynayalım dedi” Bekir Coşkun tuhaf tuhaf Emin Çölaşan’ın yüzüne bakıp “Golf nedir abi ?” dedi. Emin Çölaşan’da “Basit dedi, bir tane kürek gibi sopa lazım, bir tane top, bir tane de delik. Hemen atladım “Bende kürek var”, Emin Çölaşan’da “Bende top var”, Bekir Coşkun’da Koşar adım uzaklaşarak “Benim de işim vaar”…

Comedy Football, Komik Futbol

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=fow4ZX4TM6g&mode=related&search=]