Bu Akşam Darbe Olma İhtimali
Ağustos 24th, 2007 — eminimsi
28 Ağustos’tan önceki son Cuma. Bugün darbe, post-modern darbe, muhtıra, e-muhtıra gibi seçeneklerden birinin gelenekler de olduğu gibi mesai saatinden hemen sonra yapılacağını bekleyebilir miyiz? Elbette bekleyebiliriz. 10 gün boyunca yaşadığımız olaylara bakarsak, evet. Sistem bekçisi bir gazeteci gazetesinden kovuluyor, Aziz nesin’in MİT ten maaş aldığı ortaya çıkıyor, Başbakan’ın imasıyla birlikte cumhuriyete sahip çıkıma kampanyaları başlıyor, Kayseri’li eşi başörtülü bir vatandaş Cumhurbaşkanı olmak üzere, bunların üstüne bir blog yazarı halkın bütün kesimlerince çok sevilen yazarlara karşı fotomontajlı saldırı başlatıyor. Eh be kardeşim, bu kadar olaydan sonra darbe olmayacak diyenin aklına şaşarım.
Siz bu yazıyı okuduğunuz sırada ben çoktan İpsala kapısından çıkmış olacağım. Türkiye ile siyasi suçluları iade anlaşması olmayan bir ülkeye gidiyorum. Sizde tankların gölgesinde yaşamayı öğrenin artık. (Bu arada aldığım bir duyuma göre, darbeden sonra kurulacak hükümetin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Aydın Doğan, Çevre ve Orman Bakanı da Bekir Coşkun olacakmış, sizce diğerleri kim olur tahmin edin bakalım.)



Başbakanın talimatıyla başlatılan operasyonlarda, Abdullah Gül’ü tanımayanlar TC vatandaşlığından çıkarılıp sınırdışı edilmeye başlandı. Dün gece yaşanan bu görüntülerde, aralarında toplumun sahip çıktığı travesti olan vatandaşlar Kapıkule den sınırdışı edilirken soyunarak olay çıkardılar. Kimi “Ben tövbe ettim, Abdullah Gül’ü çok severim, insan olarak iyi biridir, sadece eşinin başörtüsüne biraz takmıştık” dese de, kapı dışı edilme işlemleri devam ediyor.

KÜSTÜK; Şaka yaptık dememize rağmen, özellikle fotomontaj için çok yoğun bir şekilde tepki alan mizansen-kurgu haberimizi kaldırmak zorunda kaldık. Sadece eğlence amaçlı yaptığımız bu mizahi haberlerle birilerinin kalbini kırdıysak (ki kırdık) özür dileriz.
Bu millet zaferlerinin çoğunu Ağustos ayı içerisinda kazanmış. Belki halkın tümünü kapsayacak bir mutluluk olmasa da 28 Ağustos’ta Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması demokrasi adına bir kazanım olacaktır. Her ne kadar azınlık sınıfında olsa da milletin tümünü temsil edermişcesine yazılar yazan köşe(kapmış-dönmüş)yazarları ”Benim Cumhurbaşkanım olarak kabul etmiyorum” dese de, Abdullah Gül gerçek anlam da temsil oranı yüksek ve güçlü bir Cumhurbaşkanı olacaktır. Yada olabilecek midir?. İşte 28 Ağustos bu yüzden dönüm noktasıdır.
Cumhuriyet tarihi boyunca halk, belki de ilk defa bu kadar yönetimde etkili olmuştur. Nitekim gücü elinde tutan elit, son dakika manevrasıyla hukuktan bir duvar örmesine ve o duvarın hala orada durmasına rağmen, yarattıkları engeli ikinci kez kullan(a)madılar. Yeni duvar girişimleri de görmedik değil. Fakat o duvar girişimleri çok cılız kaldı. Ajanslara flaş haber diye geçen 30 Ağustos açıklaması bile pek ilgi bulmadı. Peki ne oldu bu elite, neden müdahele etmiyorlar. Neden şapkadan yeni tavşanlar çıkar(a)mıyolar. Acaba, ne haliniz varsa görün mü diyorlar. Sahip oldukları imtiyazı terk mi edecekler. Oturdukları eve arasıra halkın seçtiklerinden temizlikçi, muhasebeci, sekreter alıyorlar, seçilenlerden biri “yahu bu evin kapısı kuzeyde, o yüzden rüzgar alıyor. yerini değiştirelim” deyince, “Eyvah ülke elden gidiyor, sen nasıl kapıyı değiştirelim dersin” deyip asıyorlar. Başka bir tanesi “camlar çürümüş pimapen yapalım” diye akıl verince; hii sen nasıl yapı taşlarıyla oynarsın deyip bahçede tankları yürütüyorlar.