Show Must Go On II

Show Must Go On…

Tomokrasi

Bekle Malaya, yolcuların var

kralbekir.jpgcapon; Sevgili saltanat, sen bizi yanlış anladın. Biz saltanat olmasın derken Osmanlı Hanedanının saltanatını kastetmiştik. Vahidettin baban Malaya zırhlısına binince saltanatın bu ülkeyi terk edebileceğini mi sandın, bırakır mıyız seni haşmetmahım…

çoban; Ama bakınız Nutuk; Atatürk şöyle diyor; “Efendim, dedim. Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye, müzakere ile, münakaşa ile verilmez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milletinin hakimiyet ve saltanatına vazıulyed olmuşlardı [el koymuşlardı]. Bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdi [devam ettirmişlerdi]. Şimdi de Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatını, isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir emrivakidir. Mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal olacaktır. Burada içtima edenler, meclis ve herkes, meseleyi tabii karşılarsa, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde yine hakikat, usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.”

capon; ahaha salakk… bu ülkenin aydınları; ikiyüzlülüklerinden… Zenginleri; çıkarlarından… Sıradan halkı; bilinçsizlikten… Yoksulu; bir poşet nohut yüzünden… Bir de bakıyorsunuz ki satıveriyorlar vicdanlarını, yurtseverliklerini, bilinçlerini ve Türkiye’yi…

çoban; Paşam; “Mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal olacaktır.” demişti ama !
Karışır ortalık Allahıma

capon;  nasıl olsa birisi gelip düzeltiyor. Geçmişte; ordu, paşalar, asker, darbeler… Bu sefer; Başsavcı, Anayasa Mahkemesi, yargı…

çoban; en iyi onlar biliyor o zaman demi abi, yau o zaman bunlar babadan oğula yönetsin bu ülkeyi,
liyakat desen aileden geliyor işte…

capon; efferin bak gafan çalışmaya başladı, işte saltanat dediğimiz olay budur.

çoban; abi bee, ben de; Allah gecinden versin Çoşkun Bekir göçüverirse yerine kim geçecek diye düşünüyordum.
Diyorum ki çoşmuş bekiri, klonlamanın yasal olarak yapıldığı uluslararası deniz sahasına götürelim, klonlayalım
etinden, sütünden, derisinden, gerisinden faydalanalım, demi abi, abi şşş

IN THEATERS MAY 1

Ahmet Hakan Fena Yakalandı….

İbrahim Tatlıses Ahmet Hakan ın alem kasedi var dedikten sonra şimdi de Hasan Kaçan “Açarlar yorganını Ahmeet” dedi…  Yorganı ilk biz araladık, Britney’le

Yaoni Pamuk

yoani55_narrowweb__300x3600.jpgTime dergisinin, 2008 yılının dünyanın en güçlü 100 ismini belirlediği listeye bakıyorum şu an;
Ölçünün ne olduğunu, hangi donelerle hesaplanıp yapıldığını bilmiyorum fakat Time dergisi bunu yapıyorsa mutlaka beni-sizi bir yerlere çekmeye, onun gibi düşünmeye çalıştırdığı hissi içimden hiç çıkmıyor bir türlü. Mutlak gerçeklerin yanında yamaların da olduğunu düşünüyorum, bağırsak tenyaları gibi. Mesela Fener Rum Patriği Barthelemeus ta listeye alınmış. Gerçekten ilk yüz e girecek etkisi var mıdır, yoksa ekümenik olayının psikolojik alt yapısı mıdır…
Neyse, benim esas dikkatimi çeken, listede bir blog yazarının olması.
Yoani Sanchez…
Hatun kişi kübalı bir blog yazarı, şubat ayında 1,2 milyon sayfa gösterimi olmuş. Genel olarak kendi hayatını yazmasına rağmen arada yazdığı ekonomik, siyasi yazılar fazlaca etkili olmuş ki blogu erişime kapatılmış. Kaldı mı dünyada blog kapatan anlayış cık cık… Allah bilir bu kübalılar youtube u filan bile kapatırlar…
Elbette dehşet-cengiz bir etkisi olduğuna inanıyorum, fakat bu etki dünyayı yöneten, Küba’yı bir türlü yönetemeyen ülkenin resmi sayılacak dergisi sayesinde bir kat daha artması bence hoş olmamış…

Anladığım kadarıyla Yaoni, Orhan Pamuk olayını öğrenmiş, şu taktiği bende kendi ülke şartlarıma uydurayım demiş ve başarılı olmuş. Ne diyelim; başarılarınızın devamını diler, hayırlı işler dileriz…

Posted in blog. 7 Comments »

1 Mayıs

1mayis.jpg

Bazı karikatürler öyle etkilidir ki, gazetede bahsi geçen konuya 3 tam sayfa ayırın, aynı etkiyi yaratamazsınız.
Bu giriş sizi yanıltmasın, provakasyon yapmayacağım anlamına gelmez :)

a) Bismillah; Akşam hamza abinin tekel bayisinden iki aydır biriktirmesini istediğimiz şişeleri aldık, osmanın kamyonetiyle benzinciye gidip, molotof için gereken yakıtları aldık. Pompacı “bidona koymak yasak” filan desede ikna(!) ettik. Fakat petrol amma zamlanmış bee. Hesaplar karıştı, bütçeyi aştık, olsun caanım provakasyondan mühim değil. Kutsal(!) davamıza helalihoş olsun.

b) Bismillah; Nah girerler taksime, biber gazlarını ağızlarına burunlarına hatta kulak deliklerine kadar sıkın, başlarım barajlardaki su seviyesine pompalayın uleyn, bu sene boyalı yaptık, paintball gibi. Ara sokaklara kaçsalar da boyalılar artık, yakalanması kolay. Sivas ın GS maçına hazırlanması gibi, kefereleri dağıtırken Mehter marşı çalınacak ÇAAAL…

Karikatürler ; Latif Demirci, Osman Turhan
Çizgiyorum; eminimsi

Fenerbahçeli Olmak

fener.jpg

Bence bir bardak sudur Haziran sıcağında içilen yada tuzdur mis gibi aşımın içinde, taptaze bir vişne tanesidir çikolatalı dondurmamın üstünde, belki sıcacık bir bardak çaydır Kadıköy’ de iskele kenarındaki hasırda yada yanındaki karper peyniri veya simididir veya Kastamonu’ da dağda çevrilen bir kuzu , Antep’ in baklavası, Hatay’ ın künefesi, Balıkesir’ in höşmerimi, Beşiktaşlı Pando’ nun balkaymağı, İnegöl’ ün köftesi.

Evet Fenerbahçeli olmak onu derinden ve her şeyden üstün tutarak yaşamaktır.

Eskiden yapılan sezon açılışlarında veya uzunca bir süre maça gidemedikten sonra gidilen ilk maçta çıkış tünelinde çubuklu formayı görünce gözlerinin dolmasıdır.

Üst düzey yabancı misyonun verdiği bir yemekte Fenerbahçe-Gaziantep maçını, yemekte arkadaşıyla cep radyosu kulaklığından dinleyip, 4. golde masadakileri devirip “Gooollll” diye dakikalarca kimseye aldırmaksızın bağırmaktır.

Bilet bulamadığın için gidemeyeceğin bir pazar günü maçını televizyonda izleyeceğinden dolayı maç saati gelinceye kadar Bayrampaşa’da oturan sevgilinle buluşmayı düşünüp Üsküdar’ a gelmesini isteyen ve vapurdan iner inmez daha hoşgeldin öpücüğü kondurmadan telefonun çalıp karşındakinin “Abi akşamki maça bilet buldum” demesi üzerine sevgilini paketleyip tekrar geldiği vapurla evine yollamaktır. Eee bir kalbe iki büyük sevgi sığmaz bazen.

Sen henüz 8 yaşındayken önce gözünü korkutmak için yapılan bir nezarethane gezisinden sonra Galatasaraylı olmazsan seni hapse alacağını iddia edip, çekmecesinden kelepçeleri çıkaran başkomisere kollarını uzatıp “Hadi gidelim” demek ve arkaya dönerek babaya elveda anlamına gelen bir öpücük kondurmaktır. Babamın sayemde bir çilingir sofrası kazandığını yıllar sonra öğrendim.

Hiçbir şeyi Fenerbahçesinin üzerine koyamayıp, eşinin “En çok kimi seviyorsun” sorusuna “Seni seviyorum Sarı Kanaryam” diyerek politik davranabilmektir.

Ya Fenerbahçe ya ben diyen 15 yıllık cimbomlu kocana tabiî ki Fenerbahçe. Başka koca bulurum ama başka bir Fenerbahçe asla demektir.

15 yıl içinde Kadıköy’ de 2 defa Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının evliliğinin bilmem kaçıncı yıldönümüne denk gelmesi ve kocayı bırakıp yıldönümünü esas sevgiliyle kutlamak demektir.

Fenerbahçeli olmak PSV maçı sabahı, sabah ezanıyla uyanırken bir sesin kulağına 3-0 diye fısıldadığını duyup, bütün gün herkese maç 3-0 bitecek diyerek dalga konusu olup, akşam maçı izlerken 3. gölü beklemekten ilk 2 golün sevincini yaşayamamaktır.

Altı aylık bebişin kucağında Üsküdar’ ın göbeğinde dolaşırken 2. katta olan bir dev ekran televizyonun 4’de 1’i gözüken kısmından Sakaryaspor maçını izleyip, Luciano’nun uzatmada attığı golden sonra ufacık bebeğin korkmasına aldırmadan ve yaşından başından utanmadan tabiri caizse eşekler gibi bağırmaktır.

Yazları stadı özlemektir, sabaha karşı gidip stadın duvarlarını sevmektir. Stadın çimenlerini yastığın altına koyup uyumaktır.

Fenerbahçeli olmak, her sezon başında cimbomlu arkadaşlarınla 2 maç 6 puanına gönül rahatlığıyla iddiaya girmektir.

Her akşam yatırmadan önce oğlunu kucağına alıp omuz omuza yapmak sarı lacivert şampiyon Fener diye salon yatak odası arasında apatmandakileri kızdıra kızdıra uyutmaktır.

Olimpiyat Stadındaki Gs-Rize maçında Rize gol attıkça sevinmektir ama maç 5-0 olduktan sonra ya 6-0 olursa diye korkmaktır.
6-0 sadece bizimdir, kimse bizden başka Galatasarayı 6-0 yenemez.

Fenerbahçeli olmak…

fener.jpg
(FB TV - Yüksek Kramponlar, forumex.net)

Papatyam

papatya.jpg
Papatya; Seni güllerle uğurlamak isterdim
Fakat seni Güllerin Efendisi karşılayacak

Gül suyuyla yıkamak isterdim küçük ellerini
Fakat Gül kokuyor vuslatta elini tutacak Olan

Kapat
E-posta ile paylaş